A BEGINNING in Turkish translation

[ə bi'giniŋ]
[ə bi'giniŋ]
bir başlangıcı
start
a beginning
initial
beginning
initiation
origin
a prelude
bir başı
head
pain
chief
prime
top
deal
handle
başlamadığımız
to start
to begin
to commence
bir başlangıç
start
a beginning
initial
beginning
initiation
origin
a prelude
bir başlangıca
start
a beginning
initial
beginning
initiation
origin
a prelude
bir başlangıcın
start
a beginning
initial
beginning
initiation
origin
a prelude
başlangıcı olduğunu

Examples of using A beginning in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
There was a beginning.
Everything has a beginning.
Herşeyin bir başlangıcı vardır.
grounded in the mundane, but… showing promise. A beginning.
Hala bir parça dünyevi temelli; fakat Bir başlangıç.
But every dream has a beginning.
Ama her hayalin bir başlangıcı vardır.
Showing promise. Still a little grounded in the mundane, but… A beginning.
Umut vaat ediyor. Hala bir parça dünyevi temelli; fakat Bir başlangıç.
But every dream has a beginning.
Ancak tüm hayallerin bir başlangıcı vardır.
Still a little grounded in the mundane, A beginning.
Hala bir parça dünyevi temelli; fakat Bir başlangıç.
But every dream has a beginning.
Fakat her hayalin bir başlangıcı vardır.
An end. and a beginning.
Bir son… ve bir başlangıç.
That proves that the universe, had a beginning.
Kanıtlıyormuş. Evrenin bir başlangıcı olduğunu.
Possibly a beginning?
Bir başlangıç olabilir?
No. Every feeling has a beginning.
Hayır. Her hissin bir başlangıcı vardır.
They have a beginning, a middle, and an end.
Bir başlangıç, gelişme ve sonu vardır.
Like all stories, it has a beginning.
Bütün hikayeler gibi bunun da bir başlangıcı var.
And is it possible the Big Bang is not a beginning, but is a collision?
Büyük Patlama muhtemelen bir başlangıç değil ama çarpışmada değil?
Love affairs must have a beginning, a middle and an end.
Aşkın bir başlangıcı, ortası ve sonu vardır.
That's a beginning, isn't it?
Bu bir başlangıç, değil mi?
This had a beginning, okay?
Bunun bir başlangıcı vardı. Tamam mı?
I have done a beginning, several beginnings.
Bir başlangıç yaptım, birkaç farklı başlangıç..
Everything has a beginning and an end.
Her şeyin bir başlangıcı ve bir sonu vardır.
Results: 187, Time: 0.0429

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish