A CHARACTER in Turkish translation

[ə 'kærəktər]
[ə 'kærəktər]
bir karakter
character
personality
disposition
persona
bir kişilik
personality
room for one
person
character
's a one-man
self
a one-person
karakteristik
characteristic
character
bir karakteri
character
personality
disposition
persona
bir karaktere
character
personality
disposition
persona
bir karakterin
character
personality
disposition
persona
bir karekter

Examples of using A character in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
She appears as a character in Dante's classic Divine Comedy.
Dantenin İlahi Komedyasında( Canto V.) bir karakterdir.
It's about a character I wrote about during the war.
Savaş sırasında yazdığım bir karakterle alakalı.
A character who is very necessary for Cesar.
Cesar için çok gerekli bir karakterdi.
A character who is very necessary for César.
Cesar için çok gerekli bir karakterdi.
That's like meeting a character out of a book.
Buluşmuş gibiyim… Kitaptan fırlamış bir karakterle.
In the studio's computer. The actor he once was is now on a character.
Bir zamanlar olduğu oyuncu… artık stüdyonun bilgisayarındaki bir karakterdir.
The actor he once was is now on a character.
şimdi artık stüdyo bilgisayarında… bir karakterden ibarettir.
I'm just a character on television.
Ben sadece televizyonda bir karakterim.
She was just a character in a book or a movie or a show.
Bir kitaptan, filmden veya diziden bir karakterdi işte.
Why not? Punjab's a character from Little Orphan Annie?
Punjab'' Küçük Yetim Annie'' deki bir karakterdi.- Neden olmasın?
A character you have met before. Anyone who's always wearing a hood is clearly.
Sürekli kapüşon giyen kişi haliyle önceden bildiğin bir karakterdir.
You live long enough and you meet such a character.
Yeterince uzun yaşarsanız, böyle bir karakterle karşılaşıyorsunuz.
You have to make up a character, so I have spent hours doing that.
Kendi karakterini falan yaratman gerekiyor. Bunun için saatler harcadım.
Stop behaving like a character from a seventies sitcom.
Lerin komedi dizisi karakterleri gibi davranmayı bırak.
He asked me to be a character reference for you.
Senin için kişilik referansı olmamı istedi.
Don't trouble yourself to give her a character.
Onun karakterini anlatmak için boşuna yorulma.
My teacher used to say… a character begins at the feet.
Hocam bana karakterin ayaklarda başladığını söylerdi.
There's a character named Eli?
Eli adında bir karakter mi vardı?
I wanted Mick Jagger to play Feyd-Rautha, a character.
Feyd-Rautha karakterini Mick Jaggerın oynamasını istedim.
You can only quote a character in a film!
Filmdeki karakterden alıntı yapılır!
Results: 775, Time: 0.0448

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish