CHARACTER in Turkish translation

['kærəktər]
['kærəktər]
karakter
character
personality
kişilik
personality
people
man
person
character
have
room
identity
one
seater
kişiliğini
personality
people
man
person
character
have
room
identity
one
seater
karakteri
character
personality
karakterini
character
personality
karakterin
character
personality
kişiliği
personality
people
man
person
character
have
room
identity
one
seater

Examples of using Character in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Character traits.
Kişilik özellikleri.
Somebody once told me it builds character, like a hitch in the Army.
Bir keresinde biri, asker olmak gibi, kişiliği geliştirdiğini söylemişti.
but it forges his character.
ama onun kişiliğini güçlendiriyor.
The truth that life is about faith, relationships, character, and integrity.
Hayatın inanç, dostluk, kişilik ve dürüstlük üzerine kurulu olduğu gerçeği.
I mean, we have based our entire case on Donegan's character.
Demek istediğim, tüm davamızı Doneganın kişiliği üzerine kurduk.
We were talking before about… character.
Seninle daha önce kişilik hakkında konuşmuştuk.
They weigh evidence, they examine character.
Kanıtı ölçüp tarttılar, kişiliği incelediler.
At that time, the'alien' character within us comes out!
O zaman içimizden'' uzaylı'' kişiliği çıkar dışarı!
Every last pimple, every last character flaw.
Son sivilceye, son kişilik kusuruna kadar.
Mary, who is this interesting character you're with?
Mary, bu yanındaki ilginç kişilik de kim?
Now, let's see a little more of the Addams character.
Şimdi, biraz daha Addams kişiliği görelim.
Now, Let's see a Iittle more of the Addams character.
Şimdi, biraz daha Addams kişiliği görelim.
One's character merges in shogi.
Shogide birinin kişiliği birleşir.
And she grows to hate the character, and she becomes embittered and hostile.
Ve karakterden nefret etmeye başlıyor, ve hayata küsüp saldırganlaşıyor.
You have the Gordon character who is, you know, I call him the white night.
Gordon karakterimiz var ona Ak Şövalye diyebilirsiniz.
The sense the Sterling Hayden character has that he's on top of it.
Sterling Hayden karakterindeki kontrolün onda olduğu duygusu.
I don't know. I have always considered him a good judge of character.
Bilemiyorum. daima karakterler üzerinde iyi hüküm verdiğimi düşünürüm.
I will have to adjust my whole character, but whatever.
Karakterime birebir uyum sağlamalıyım ama neyse.
Even if the character involved is a pig.
Hatta karakterimiz bir domuz bile olsa.
So that the audience could engage with that character with understanding and sympathy.
Böylece seyirci bu karakterle bir tür anlayış ve sempati ile bağ kurabilir.
Results: 7043, Time: 0.0513

Top dictionary queries

English - Turkish