A CROWD in Turkish translation

[ə kraʊd]
[ə kraʊd]
kalabalık
crowd
busy
mob
populous
many people
big
large
turnout
multitude
populated
seyirci
audience
crowd
watch
spectator
bystander
people
attendance
stand
viewers
kalabalığın
crowd
busy
mob
populous
many people
big
large
turnout
multitude
populated
kalabalığı
crowd
busy
mob
populous
many people
big
large
turnout
multitude
populated
kalabalığa
crowd
busy
mob
populous
many people
big
large
turnout
multitude
populated
seyircinin
audience
crowd
watch
spectator
bystander
people
attendance
stand
viewers
bir güruh
mob
a party
a people
a crowd

Examples of using A crowd in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
A crowd of ordinary people never happened. The scene itself, Stalin emerging himself into.
Stalinin sıradan halk kalabalığının içine çıktığı sahne hiç gerçekleşmemişti.
You were always great with a crowd.
Kalabalıkla hep aran iyiydi.
That will draw a crowd.
Kalabalıkları üzerine çekecek.
What a crowd!
we're a crowd.
yalnız değiliz, kalabalığız.
Sikes' run at the table did draw a crowd.
Sikes ın oynadığı masa çok kalabalıktı.
Instead of help, we were given a crowd.
Yardım yerinde kalabalıklar vardı.
Two-and-a-half is a crowd.
İki buçuk kişi kalabalıktır!
You had a crowd.
Etrafın kalabalıktı.
One's company, two's a crowd.
Tek kişi sorun değildir, iki kişi kalabalıktır.
Quick, in there. it's easier to hide in a crowd.
Çabuk, şuraya. Kalabalıkta saklanmak kolaydı.
You had a crowd.
Rahatsız etmek… -Etrafın kalabalıktı.
You won't detect much in a crowd this fast in a blue wool suit and tie.
Fazla dedektiflik yapamazsın. Mavi takım elbise ve kravatla kalabalıkta.
A crowd when I went to buy cigarettes.
Sigara almaya gittiğimde çok kalabalıktı.
And primitive demonstrations of electricity never failed as a crowd pleaser.
Tabii ilkel elektrik gösterileri de kalabalıkları etkilemekten geri kalmıyordu.
Good, because this stuff tends to draw a crowd.
Güzel, çünkü bu ekipmanlar kalabalıkları etrafına topluyor.
Camera One, give me a crowd shot.
Kamera 1, seyircileri çek.
Fine, just hide that colt or there will be a crowd.
Pekala şu tabancayı bir sakla yoksa burası kalabalıklaşacak.
Quite a crowd here thanks to you.
Sayende oldukça kalabalığız.
A crowd gathers to see the fight.
Ölüyü görmek için kalabalıklar toplandı.
Results: 622, Time: 0.0392

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish