A DANCE CLASS in Turkish translation

[ə dɑːns klɑːs]
[ə dɑːns klɑːs]
dans sınıfına
bir dans kursu
dans dersim

Examples of using A dance class in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yeah!- He's taking a dance class, Tom.
Dans derleri alıyor, Tom.
Bobby, did you take a dance class?
Bobby, dans dersi mi aldın?
I don't know, a cooking class or something, a dance class or something?
Bilemiyorum yemek kursu olabilir, dans kursu olabilir?
You know, a dance class or something.
Bilemiyorum… yemek kursu olabilir, dans kursu olabilir.
Oh that's great, the thing is, Taani has joined a dance class and I really want to watch her dancing,
Taaninin dans sınıfına katılması iyi oldu Onu dansederken görmeyi çok istiyorum,
Go, be a clown with a pizza box on your chest so your daughter can do a dance class.
Göğsünde bir pizza kutusuyla gidip bir palyaçoluk yap ki kızın dans sınıfına gidebilsin.
Bailey has a well-baby exam, I have got back-to-back discotomies, and Zola and I were gonna check out a dance class.
Baileyin sağlıklı bebek muayenesi var arka arkaya diskotomilerim var ve Zolayla birlikte bir dans kursuna kaydolacağız.
Why did none of you tell him that this was a dance class and not the steel mill?
Neden içinizden hiç kimse ona burasının bir dans sınıfı olduğunu ve çelik fabrikası olmadığını söylemiyor?
And I really want to watch her dancing, so first I will go there. Oh that's great, the thing is, Taani has joined a danCe class.
Taaninin dans sınıfına katılması iyi oldu… Onu dansederken görmeyi çok istiyorum, önce oraya giderim.
You know, actually, your timing is perfect, because I was about to try and organize a dance class.
Aslında zamanlamanız harika, çünkü ben de bir dans sınıfı oluşturmaya çalışıyordum.
But this is a war not a dancing class… You can't save everyone.
Ama, bu bir savaş, dans dersi değil ve herkesi koruyamayız.
I joined a dancing class yesterday.
Dün bir dans sınıfına katıldım.
It's just a dance class.
Bu sadece bir dans dersi.
Come to a dance class with me.
Benimle dans dersine gel.
He lied me into a dance class.
Beni kandırıp dans kursuna götürdü.
I think she means,"You dance… a dance class!
Dans edin'' demek istiyor. Sanırım,'' Dans sınıfında.
This is a dance class, Lisa, not the Charles Atlas plan.
Burası dans sınıfı, Charles Atlasın kursu değil.
We met in a dance class and fell in love soon afterwards.
Dans kursunda tanıştık ve sonrasında birbirimize aşık olduk.
He asked if I could take his place, playing rhythms for a dance class.
Benden onun yerine bir dans dersinde ritim tutup tutamayacağımı sordu.
And that's amazing but this isn't choir practice- it's a dance class!
Grupça dans edemiyorsun bu inanılmaz fakat bu koro çalışması değil, dans dersi!
Results: 523, Time: 0.0591

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish