A DEADLINE in Turkish translation

[ə 'dedlain]
[ə 'dedlain]
süre
time
long
while
period
duration
meantime
clock
deadline
soon
term
son teslim tarihim
yetiştirmem
to catch up
growing up
teslim
surrender
deliver
give
turn
hand
submit
yield
over to
son teslim tarihi
bir mühletiniz
bir sınırı
border
a line
boundary
limit
frontier
perimeter
edge
a borderline
bitiş tarihi

Examples of using A deadline in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
But this woman has a deadline, and her pen is mightier than your sword.
Kalemi senin kılıcından daha güçlü. Ama bu kadının bir mühleti var ve.
Since you have a deadline, I'm sure we can rearrange our schedule.
Madem zaman sınırınız var, programımızı değiştirebileceğimize eminim.
And I have a deadline, Lois.
Ve bitirmem gereken bir yazı var Lois.
We have a deadline for this budget, Co.
Bütçenin teslim tarihi var Co.
I'm not gonna be responsible for putting a deadline on thousands of people's lives.
Binlerce insanın hayatına zaman sınırı koyma sorumluluğunu almayacağım.
I have a deadline to meet.
Karşılamak için bir teslim tarihim var.
The bank has given me a deadline.
Banka bir tarih verdi.
No, I need a deadline.
Hayır, zamana ihtiyacım var.
We just have a deadline.
Sadece teslim tarihimiz var.
Audrey, I have a deadline. I have to do this.
Audrey bir teslim tarihim var.
A deadline has a wonderful way of concentrating the mind.
Mühlet zihni konsantre etmenin harika bir yoludur.
No, I have a deadline tomorrow, so.
Hayır, yarına teslim etmem gereken işler var, bu yüzden.
She had a deadline.
Teslim tarihi vardı.
I have a deadline, literally.
Benim de teslim tarihim var, gerçek anlamda.
I also… I have… A deadline tomorrow.
Ayrıca yarına teslim etmem gereken iş var.
They gave me a deadline and a goal, and I haven't met it.
Bana bir tarih ve bir amaç verdiler, ve başaramadım.
Or did you want to pressure me with a deadline?
Yoksa beni bir teslim tarihi ile baskı altına mı sokmak istersiniz?
This plant's operating 24 hours a day on a deadline.
Bu tesis işi yetiştirmek için 24 saat çalışıyor.
No. You want a deadline? Okay.
Bir son tarih mi istiyorsun? Hayır. Tamam.
You want a deadline? No. Okay.
Bir son tarih mi istiyorsun? Hayır. Tamam.
Results: 108, Time: 0.0652

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish