A DEFINITION in Turkish translation

[ə ˌdefi'niʃn]
[ə ˌdefi'niʃn]
tanımını
definition
description
to know
designation
recess

Examples of using A definition in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You need a definition?
Açıklama gerekiyor mu?
Yang You need a definition?
Bir tanıma mı ihtiyacın var?
Recess? May I have a definition, please?
Recess'' mi? Tanımını alabilir miyim lütfen?
Can I get a definition, please? Pluviosity. Okay.
Pluviosity. Tanımını alabilir miyim lütfen? Pekala.
Maybe I do need a definition of life in order to make that kind of distinction.
Belki bu tür bir ayrım yapmak için hayatı tanımlamaya ihtiyacım var.
Is that a definition you came to on your own?
Bu kendi kendine verdiğin bir tanım mı?
An alloy of youth and experience" is too simple a definition for this pair.
Gençlik ve tecrübe alaşımı bu çift için en basit tanım.
Conversely, using the last line as a definition one shows that the expression so defined is a connection compatible with the metric, i. e.
Karsit bir tanım olarak son çizgi kullanılan tek gösterilen bu ifadesi bu şekilde tanımlanan metrik ile uyumlu bir bağlantıdır, yani bir Levi-Civita bağlantısıdır.
And you define i as saying, well if i squared-- we will just make a definition.
Ve ben kare iyi ise, sözlerinde i tanımlamak- yaparız Sadece bir tanım yapmak.
And before I give you the intuition, I want you to just realize that this really is a definition.
Size bilgi vermeden önce, bunun sadece bir tanım olduğunu bilmenizi istiyorum.
I have a definition of what the function g does when it's given an x, or in this case, was given a 3.
G fonksiyonunun, bir x, veya bu durumda 3 verildiğinde Ne yapacağına dair bir tanıma sahibim.
facing off against the elements… this must be it… If a definition of bravery exists.
unsurlarla karşı karşıya… Cesaretin bir tanımı varsa.
The point about this scarf is that it would become part of a definition of your… Of your psyche.
Bu eşarbın asıl önemi, senin tanımının bir parçası haline gelecek olması.
We have a definition here for f, so we just
F için bir tanımımız var, yani buradan direkt bulabiliriz.
It includes a definition of autogolpe and mentions that the word was"popularly" used in reference to events in Uruguay in 1972-1973.
Kitapta autogolpenin tanımı yer almaktadır ve bu kelimenin 1972-73 yıllarında Uruguayda yaygın olarak kullanıldığından bahsedilir.
We don't really have a definition of life… but I think I will know it when I discover it.
Aslında elimizde bir yaşam tanımı yok ama sanırım onu keşfettiğimde bileceğim.
this process has given the United Nations a definition for life which is therefore a definition of death.
bu süreç Birleşmiş Milletlere, yaşamın tanımı olarak verildi. Şu anki durumda ölümün tanımı oluyor.
would I see a definition?
hava durumu sözlüğünde bir tanımlama görür müydüm?
Or a definition endowed on men too long dead to know that its been awarded.
Ya da yaptıklarının ödüllendirildiğini bilemeyecek kadar uzun süredir ölü olan adama bahşedilmiş bir tanımlamadır.
On June 11, 2008, the IAU Executive Committee announced a name, plutoid, and a definition: all trans-Neptunian dwarf planets are plutoids.
Haziran 2008de IAU yönetici komitesi plütoid adını ortaya çıkardı ve onları bütün trans-neptün cüce gezegenler olarak tanımladı.
Results: 56, Time: 0.0409

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish