A DESIGNER in Turkish translation

[ə di'zainər]
[ə di'zainər]
tasarımcı
design
layout
bir modacı
fashion
trend
of style
desinatör
designer

Examples of using A designer in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
in a garbage bag, we need a designer.
kaplamamızı istemiyorsan tasarımcıya ihtiyacımız var.
Although Sam stole my thunder with a designer bag.
Sam tasarım çantasıyla beni gölgede bırakmıştı ama.
And have come back to Tokyo as a designer.
Sonra designer olarak Toky oy a geri döndüm.
PyQt template using a Designer file- needs PyQt4.
Designer dosyası kullanan PyQt şablonu- PyQt4 gerektirirName.
You wanted to become a designer after your mother,?
Annen gibi bir tasarımcı mı olmak istiyordun?
It's fine for a designer to wear old jeans
Bir dizayncı için eski kotlar iğrenç tişörtler giymek
Sorry if we prefer a designer dress to… what's her name?
Bir tasarımcının elbisesini tercih edersek eğer kusura bakmayın… adı neydi?
A designer that speaks to our souls, Our hearts, our minds.
Ruhlarımıza hitab eden bir tasarımcı, kalplerimize, zihinlerimize.
Not even when you dress it up in a designer suit or a penthouse office.
Bir tasarımcının elbisesi ile süslensen de, Çatı katında bir ofiste olsan da.
You interned for a designer in New York City?
New Yorkta tasarım stajı mı yaptın?
And look at you, taking a designer skirt, and murdering it.
Ve kendine bak, tasarlanmış bir etek alıyor ve onu öldürüyorsun.
Figures a designer would have refined taste.
Bir tasarımcının rafine zevkleri olacaktır elbette.
I had a designer working on it.
Üzerinde çalışan bir tasarımcım var.
Easy… want to be a designer, an event planner, a real housewife?
Tasarımcı mı olmak istiyorsun? Çok kolay?
Easy… want to be a designer.
Tasarımcı mı olmak istiyorsun? Çok kolay.
Does a designer who leaves his muse have a future?
İlham perisini terk eden bir tasarımcının geleceği olabilir mi?
I'm back in Tokyo, and work as a designer.
Sonra designer olarak Tokyoya geri döndüm.
Tinkering with DNA to make a designer ethnic bioweapon.
Özel bir etnik biyosilah yapmak için DNAlara müdahale ediyorlar.
Choti, I got a job with a designer.
Choti, bir tasarımcıyla iş buldum.
You gave me a designer bag.
Bana tasarım çanta verdin.
Results: 166, Time: 0.0523

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish