A DRAWING in Turkish translation

[ə 'drɔːiŋ]
[ə 'drɔːiŋ]
resmini
picture
painting
image
art
photo
to paint
portrait
the drawing
drawing
photographs
çizdiği
draw
to paint
than scratch
to sketch
the drawing
çizimiyle
drawing
sketch
the drawing
illustration
plot
demarcation
bir resmi
official
resim
picture
painting
image
art
photo
to paint
portrait
the drawing
drawing
photographs
bir çizimden

Examples of using A drawing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Olivia went to the studio to get a drawing for his daughter.
Olivia kızı için stüdyodan bir çizim almaya gitmiş.
It cannot be created like a book, a drawing or a tapestry.
O, bir kitap, resim ya da goblen gibi yaratılamaz.
Papers. Pictures. An old program, a drawing.
Resimler. Eski bir program, bir çizim. Kağıtlar.
Maybe she doesn't read. Maybe she wants a drawing. Like a remorseful pony.
Belki okuyamıyordur, belki de pişman bir midilli atı gibi resim istiyordur.
I'm like a drawing on a piece of paper, and it's erased.
Ben sanki bir çizim gibiyim bir parça kağıt üzerinde, o da silindi.
Go on, cupcake. Do Mummy a drawing.
Haydi çöreğim, anneciğine resim yap.
Just a drawing I did when I was a kid.
Çocukken yaptığım bir çizim sadece.
Well I'm not a drawing, I know that.
Ben bir çizim değilim, bunu biliyorum.
Do you have a drawing?
Elinizde bir çizim var mı?
You gave me a drawing, remember?
Bana bir çizim vermiştin, hatırladın mı?
I thought we would find a drawing and a couple boxes of bullets.
Bulacağımızı düşündüm bir çizim ve birkaç mermi.
A dragon? Do you have a drawing?
Elinizde bir çizim var mı? Ejderha mı?
A dragon? Do you have a drawing?
Ejderha mı? Elinizde bir çizim var mı?
A smiling face, a drawing, dolls.
Bir çizim, bebekler. Gülen bir yüz.
A smiling face, a drawing, dolls.
Gülen bir yüz, bir çizim, bebekler.
Papers. An old program, a drawing. Pictures.
Resimler. Eski bir program, bir çizim. Kağıtlar.
Nigel gave me a drawing that said 18 inches.
Nigel bana 45cm olduğunu söyleyen bir çizim ver.
I'm going to show you a drawing marked"Exhibit GM2.
GM2 delili olarak işaretlenmiş, bir çizim göstereceğim size.
On those green pastures I'm going to build a house like a drawing.
Yeşil çayırlar üzerinde…~… resimlerdeki gibi bir ev yapacağım.
Saks is fine and… Yeah. I sell a drawing sometimes.
Evet. Orada? Saks güzel ve… bazen resimlerimi satıyorum.
Results: 154, Time: 0.0509

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish