A HIDDEN CAMERA in Turkish translation

[ə 'hidn 'kæmərə]
[ə 'hidn 'kæmərə]
gizli kamera
hidden camera
secret cameras
surveillance camera
candid camera
spy cam
a spy camera

Examples of using A hidden camera in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
A hidden camera in richard's basement.
Gizli bir kamera buldular. Richardın bodrumunda.
A hidden camera in richard's basement.
Richardın bodrumunda gizli bir kamera bulduklarını söyledi.
Chase found a hidden camera in the library.- Guys?
Chase kütüphanede gizli bir kamera buldu.- Çocuklar?
And later I found out that there was a hidden camera in that classroom.
Sonra da orada gizli bir kamera olduğunu öğrendim.
There's a hidden camera here.
Burada gizli bir kamera var.
After you left, I, I booked a guesty on a hidden camera show.
Sen gittikten sonra bir gizli kamera programına konuk oyuncu oldum.
The police found a hidden camera in Tom's living room.
Polis, Tomun oturma odasında bir gizli kamera buldu.
To planting a hidden camera onboard. A couple days later, he confesses.
Koyduğu için itirafta bulundu. Birkaç gün sonra, gemiye gizli bir kamera.
Chase found a hidden camera in the library. Guys?
Çocuklar? Chase kütüphanede gizli bir kamera buldu?
Maybe he has an accomplice or a hidden camera.
Belki bir suç ortağı var veya gizli bir kamera.
So I installed a hidden camera in my quarters, and a security feature that lets me know when the room's been accessed.
Ben de odama gizli kamera yerleştirdim. Ve odama girildiğinde bana haber veren bir program hazırladım.
A hidden camera record of meetings,
Toplantıların gizli kamera kayıtları, fotoğraflar,
Tarkovsky wanted to use a hidden camera to interview her on the pretext that it was research for the film.
Tarkovsky bunun bir film incelemesi olduğu bahanesiyle röportajı gizli kamera kullanarak çekmeyi istedi.
A hidden camera recorded a meeting in a Bucharest cafe between Remes and Muresan, during which Muresan gave Remes an envelope.
Remes ve Muresan arasında Bükreşteki bir kafeteryada gerçekleşen ve Muresanın Remese bir zarf verdiği görüşme gizli kamerayla kaydedildi.
Did you know that I.A. had a hidden camera in the interrogation room in your precinct?
İç soruşturma biriminin senin karakolunun sorgu odasında gizli kamerası olduğunu biliyor muydun?
And like a hidden camera, after separating the part from the whole you will understand who are the characters of your story.
Ve gizli bir kamera gibi o kısmı bütünden ayırınca hikâyenizin karakterlerinin kim olduğunu anlarsınız.
In the ladies' bathroom. Oh, you have a hidden camera in the ladies' bathroom?
Bayanlar tuvaletinde. Bayanlar tuvaletine gizlediğin bir kamera mı var?
You know, if you really have that many doubts, you should go buy a hidden camera.
Bilirsin, eğer gerçekten bu kadar endişen varsa, gidip bir gizli kamera almalısın.
That's a cop wearing black right there, being filmed with a hidden camera.
İşte burada siyah giyen bir polis var, gizli bir kamera ile filme alınıyor.
A fellow sailor used a hidden camera to take nude photos of her and another female officer and post them online.
Çıplak fotoğraflarını çekmek ve çevrimiçi yayınlamak için Bir denizci, onun ve başka bir kadın memurun gizli bir kamera kullanmış.
Results: 62, Time: 0.041

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish