A LOVED in Turkish translation

[ə lʌvd]
[ə lʌvd]
sevdiğin
love
like
lovin
sevdiği
love
like
lovin
sevdiğiniz
love
like
lovin
sevdikleri
love
like
lovin
sevgi
love
affection

Examples of using A loved in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Otherwise it would follow that every man who has lost a loved one would commit suicide.
Bu kadar basit olsaydı her sevdiğini kaybeden intihar ederdi.
That when a loved one goes astray… Amen. This story of the prodigal son.
Yoldan çıktığı zaman Bu hovarda oğlun hikâyesi sevdiğimiz biri.
That when a loved one goes astray… This story of the prodigal son Amen.
Yoldan çıktığı zaman Bu hovarda oğlun hikâyesi sevdiğimiz biri.
Losing a loved one can be very difficult,
Sevdiğin birini kaybetmek zor olabilir.
Death of a loved one is always tragic But the death of a young person can be particularly painful.
Sevdiğin birinin ölümü her zaman üzücüdür ama genç birinin ölümü çok daha acı verici olabilir.
But who amongst us isn't sad… when a loved one leaves the room?
Ama sevilen biri odadan ayrıldığı zaman bizim aramızda kim üzgün olmaz ki?
A loved one gets hurt… a child,
Sevdiğin biri zarar görüyor.
With a glad heart for a loved one… so it is with us. Just as in the world we can do impossible things.
Bu içimizdedir. Dünyada olduğu gibi sevgi dolu bir kalple… imkansızı başarabiliriz.
What if it was a friend or a loved one who was driving Warren's car that night?
Peki ya o gece Warrenın arabasını kullanan bir arkadaşsa veya sevilen biriyse?
In memories of a loved one is the best way to get closure. Sometimes allowing yourself to indulge.
Bazen kendini sevdiğin birinin anılarıyla şımartmak son vermenin en iyi yoludur.
Yes, well, a man in a hospital waiting room while a loved one is under the knife has many feverish thoughts.
Evet, sevdiği birisi bıçak altındayken hastanenin odasında bekleyen bir adamın çok fazla hummalı düşüncesi oluyor.
Sometimes allowing yourself to indulge in memories of a loved one is the best way to get closure.
Bazen kendini sevdiğin birinin anılarıyla şımartmak son vermenin en iyi yoludur.
And when you see a loved one buried… you have one thought, over and over and over again.
Ve sevdiğiniz birinin gömülüşünü gördüğünüz zaman tekrar tekrar düşündüğünüz tek bir şey var.
Either he or a loved one suffers from a disease and it's a way to leapfrog conventional research in an attempt to find a cure.
Ya kendisi ya da bir sevdiği hasta ve tedavi bulmak için sıradan tıbbi araştırma yöntemlerini atladı.
you never even said it out loud, Like that a loved one never died or that something awful never happened.
hatta sesli bile söylemezsin mesela sevdiğin birinin ölmediğini ve kötü bir olayın olmadığını.
The passing of a loved one is a terrible thing,
Sevdiğiniz birini kaybetmek çok acıdır.
A surgeon, cos when you tell people that a loved one died, you have to pull your surgical mask down and you shake your head.
Kesinlikle cerrah. Çünkü birisine sevdiği bir insanın öldüğünü söylediğinde cerrah maskeni çıkarıp kafanı salladığın şu şeyi yapman gerekir.
avenging the death of a loved one… Cuts to the heart of romance.
Bir kız için düello, sevdiğin birinin ölümünün intikamını almak.
All the while trying to murder a loved one A weird rule that keeps the victim silent the demonic possession forever. in order to seal in.
Şeytan kurbana sevdiği birini öldürterek… üstündeki hakimiyetini sonsuza kadar kalıcı hale getirmeye çalışırken… bunu söyleyememesini sağlayan tuhaf bir kural varmış.
They say the death of a loved one… is the most painful loss any of us will ever know.
En fazla acı verenin sevdiğiniz birinin ölümü olduğunu söylerler.
Results: 64, Time: 0.0417

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish