A TERMINAL in Turkish translation

[ə 't3ːminl]
[ə 't3ːminl]
ölümcül
deadly
fatal
lethal
mortal
terminal
death
murderous
life-threatening
bir terminal
terminal
bir uçbirim
a terminal
bir terminale
terminal

Examples of using A terminal in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
If you tell me that you're dying of a terminal illness.
Eğer bana terminal hastalığı yüzünden ölüceğini söylersen.
There's a terminal ident here.
Burada bir uç kimlik var.
A Terminal Care department?
Terminal Bakım Departmanı mı?
Eric, get me a terminal window.
Eric, terminal pencere getir bana.
Run the command in a terminal.
Komutu terminalde çalıştırır.
What's that?- A terminal message?
Terminal mesaj.- Bu ne?
A Terminal Care ward?
Terminal Bakım Departmanı mı?
He's not a terminal patient.-We should.
Yapmalıyız. Terminal hasta değil.
He's not a terminal patient, so the DNR doesn't count.
Terminal hasta değil, yani DNR geçersiz.
Back in January, the war contracts had a terminal date of July 1st.
Ocak ayında, savaş planlarında son tarih 1 Temmuz du.
We need to get back to a terminal.
Bir veri terminaline dönmeliyiz.
When the desktop comes up, open a terminal.
Masaüstü geldiğinde terminali aç.
Nothing worse for an I.T. guy than someone logging into a terminal.
İletişim Teknolojileri çalışanı için birinin istasyonunuza girmesinden kötüsü yoktur.
Open a terminal in a new tab.
Yeni bir sekmede konsole aç.
It also has a terminal for VIP guests.
Bunun yanında VIP terminali de bulunmaktadır.
You see, I have a terminal illness.
Bildiğiniz üzere bende teminal hastalığı var.
It also looks like he doesn't see a terminal very often.
Ama aynı zamanda çok sık terminal görmüyor gibi davranıyor.
Eric, get me a terminal window.
Eric, bana bağlantı penceresi aç.
What's that?- A terminal message.
Bu ne?- Terminal mesaj.
The actual homeowner succumbed to a terminal illness just two weeks earlier.
Ev sahibi iki hafta öncesinde bir ölümcül hastalığa yenik düşmüş.
Results: 126, Time: 0.0369

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish