A TRACKING DEVICE in Turkish translation

[ə 'trækiŋ di'vais]
[ə 'trækiŋ di'vais]
izleme cihazı
bir izleme aygıtı
i̇zleme cihazı
izleme aleti

Examples of using A tracking device in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I don't have a tracking device.
İzleme cihazım falan yok.
We do have a tracking device!
Takip cihazımız var!
I don't own a tracking device.
Takip cihazım yok ki.
Phone ain't nothing but a tracking device anyway.
Telefon izleme cihazından başka bir şey değil.
Phone ain't nothing but a tracking device.
Telefon izleme cihazından başka bir şey değil.
Next, we will implant a tracking device.
Şimdi, takip cihazını yerleştireceğiz.
How the hell did they miss a tracking device?
Takip cihazını nasıl kaçırdılar?
I suppose it works as both a bug and a tracking device?
Umarım bu şey, hem dinleme hem de takip cihazıdır.
He has a tracking device attached to him. We gotta go!
Ona bağlı bir izleme cihazı var. Gitmeliyiz!
We gotta go! He has a tracking device attached to him!
Ona bağlı bir izleme cihazı var. Gitmeliyiz!
You put a tracking device on Dr. Brennan's dad?
Dr. Brennanın babasına izleme cihazı mı koydun?
Miss. I need to know if you have got a tracking device installed in your vehicles.
Araçlarınızda bir izleme cihazı var mı bilmem gerek. Bayan.
The other phone has a tracking device.
Bu telefonda izleme çipi var.
Miss. a tracking device installed in your vehicles. I need to know if you have got.
Araçlarınızda bir izleme cihazı var mı bilmem gerek. Bayan.
I put a tracking device under the ribbon of the medallion.
Madalyonun kurdelasına bir takip cihazı yerleştirdim.
I need to know if you have got a tracking device installed in your vehicles. Miss.
Araçlarınızda bir izleme cihazı var mı bilmem gerek. Bayan.
Everyone gets a tracking device.
Herkesin bir takip cihazı olacak.
Jimmy, there was a tracking device in me.-Clark had a pocketknife.
Jimmy, bir izleme cihazı vardı ve Clarkın cep çakısı da yanındaydı.
A tracking device.
İz sürme cihazı.
We need to put a tracking device on her, something she can't easily get rid of.
Sophianın üzerine kolayca… çıkartamayacağı bir izleme cihazı koymanızı istiyorum.
Results: 173, Time: 0.0444

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish