A WEAKLING in Turkish translation

[ə 'wiːkliŋ]
[ə 'wiːkliŋ]
zayıf
weak
thin
skinny
poor
weakness
vulnerable
slim
faint
feeble
frail
güçsüz
power
strength
force
difficult
cılızın tekiydi

Examples of using A weakling in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Do you think I'm a foolish king or a weakling? Welsh wizard.
Benim aptal bir kral mı yoksa zayıf biri olduğu mu düşünüyorsun? Welsh büyücüsü.
I'm not a weakling.
Dayanıksız değilim.
I may be paralysed… but I'm not a weakling, like your father was.
Felçli olabilirim… fakat baban gibi zayıf karakterli biri değilim.
I wasn't a weakling like my son!
Ben, oğlum gibi korkak birisi değildim!
Do you think I'm a foolish king or a weakling?
Benim aptal bir kral mı yoksa zayıf biri olduğu mu düşünüyorsun?
You' re a coward and a weakling.
Sen korkak ve zayýf bir adamsýn!
Only a weakling.
bir kadın öldürmekten üzülenler!
He is a cur, a weakling.
O bir sokak serserisi.
You're an adult, not a weakling.
Siz bir yetişkinsiniz, güçsüzün teki değil.
I took up athletics because the girl I love thinks I'm a weakling.
Beden dersleri aldım çünkü sevdiğim kız zayıf biri olduğumu düşünüyor.
If you weren't my little brother, I would be killing you right now. What a weakling.
Ne kadar zayıf. Küçük kardeşim olmasaydın, şu anda seni öldürürdüm.
What a weakling. If you weren't my little brother,
Ne kadar zayıf. Küçük kardeşim olmasaydın,
Yeah, calling to the stand Damon Razor-- a liar, a weakling, and a pussy!
Evet, Damon Razorı kürsüye davet ediyorum. Yalancı, zayıf ve korkak!
Saotome was supposed to be a weakling, cowering in fear The total is two!
Saotome korkuyla sinen bir zayıf olmalı ve bizim ezici şiddetimize boyun eğmeliydi. Toplam iki!
Welsh wizard. Do you think I'm a foolish king or a weakling?
Benim aptal bir kral mı yoksa zayıf biri olduğu mu düşünüyorsun? Welsh büyücüsü?
Better, he's weak… the people will follow a madman but never a weakling!
Daha iyi. Desene zayıf. İnsanlar zayıf birinin izinden asla gitmezler!
What a weakling.
Ne zayıf şey.
Only a weakling breaks.
Sadece zayıf olan çözülür.
He was a weakling.
O zayıf biriydi.
I hate a weakling.
Zayıf kişilerden nefret ederim.
Results: 409, Time: 0.0422

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish