A WEDDING in Turkish translation

[ə 'wediŋ]
[ə 'wediŋ]
evlilik
marriage
wedding
marital
matrimony
conjugal
marry
matrimonial
nikâh
wedding
marriage
gerdek
wedding
marriage
gerdec
bedding
nuptial
düğün
wedding
bridal
düğünümüz
wedding
bridal
nikah
wedding
marriage
bir dügün
wedding
düğünleri
wedding
bridal
düğünüm
wedding
bridal
düğününü
wedding
bridal
evliliği
marriage
wedding
marital
matrimony
conjugal
marry
matrimonial
nikahta
wedding
marriage

Examples of using A wedding in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We would like a wedding at home on January the sixth.
Düğünün 6 Ocakta olmasını istiyoruz.
I am starting a new job And I'm planning a wedding all by myself.
Yeni bir işe başlıyorum ve düğünü kendi başıma planlıyorum.
The first night you will sleep together. A wedding night?
Gerdek gecesi mi? İlk gece birlikte yatacaksınız?
The bride is getting married today A wedding.
Düğünümüz var Haydi hepiniz gülümseyin Evleniyor çünkü bugün gelin.
I noticed he was wearing a wedding ring. When I was talking to Kavanaugh.
Kavanaughla konuşurken nikah yüzüğü taktığını fark ettim.
Five Wedding's and a Wedding.
Bes dügün Ve bir dügün.
Well, the Icehouse is catering a wedding on Saturday and we need some extra hands.
Icehouse, cumartesi günü düğünde yemek servisi yapacak ve adam lazım.
A wedding banquet will not affect how we love each other.
Düğünün nasıl olduğu bizim birbirimize olan aşkımızı etkilemez.
He's got a wedding in 2 hours. Please hurry.
Lütfen acele et. İki saat içinde düğünü var.
A wedding night? The first night you will sleep together.
Gerdek gecesi mi? İlk gece birlikte yatacaksınız.
We can't even have a wedding without it turning into World War three.
Düğünümüz bile bir anda Üçüncü Dünya Savaşına dönüşüverdi.
God never said a communist can't be a witness at a wedding.
Tanrı asla bir komünist nikah şahidi olamaz demedi.
We're catering a wedding.
Düğünde yemek servisi yapacağız.
You want to stop a wedding, you do it at the church.
Nikâh durdurmak istiyorsan bunu kilisede yapacaksın.
I thought a wedding was supposed to be a joyous occasion.
Düğünün sevinçli bir olay olması gerektiğini düşünmüştüm.
So he wants a wedding.
ona o düğünü verelim.
We didn't have a wedding or anything like that. I didn't even wear a dress.
Düğünümüz ya da benzer birşey olmadı Bir elbise bile giymemiştim.
Every minute of a wedding night is worth 1,000 pieces of gold.
Gerdek gecesinin herbir dakikası 1.
About the marriage laws of the state where I work in a wedding chapel?
Çalıştığım nikah kilisesinin bulunduğu eyaletin nikah kanunları konusunda mı?
What if you went to a wedding and there was a table of all fat guys?
Ya gittiğin düğünde bir masa şişko adam olursa?
Results: 2773, Time: 0.0434

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish