WEDDING in Turkish translation

['wediŋ]
['wediŋ]
evlilik
marriage
wedding
marital
matrimony
conjugal
marry
matrimonial
nikâh
wedding
marriage
gerdek
wedding
marriage
gerdec
bedding
nuptial
düğün
wedding
bridal
düğününe
wedding
bridal
nikah
wedding
marriage
düğününü
wedding
bridal
düğününde
wedding
bridal
düğününden
wedding
bridal
evliliği
marriage
wedding
marital
matrimony
conjugal
marry
matrimonial
nikahı
wedding
marriage
nikâhı
wedding
marriage
evliliğin
marriage
wedding
marital
matrimony
conjugal
marry
matrimonial

Examples of using Wedding in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
When you're a little girl, you dream about your wedding and your honeymoon.
Küçük bir kızken evliliğin ve balayının hayalini kurarsın.
I tried to talk to her about postponing the wedding but.
Nikâhı ertelemesi için konuşmaya çalıştım, lakin.
I hope. You will come here at the soonest for Simran's wedding to Kuljit.
Umarım Simranla Kuljitin evliliği için en kısa zamanda buraya gelirsin.
I have got to try on a suit for me sister's wedding.
Kız kardeşimin nikahı için… bir elbise bulmalıyım.
I wasn't going to announce it until after the wedding. To be completely honest.
Nikâh sonrasına kadar açıklamayacaktım. Tamamen dürüst olmak gerekirse.
I'm disgusted. What are you going to say to your wives on your wedding night?
Gerdek gecenizde karınıza ne Ne var sanıyorsunuz? Midem bulandı?
I called off the wedding.
Demişti. Nikâhı iptal ettim.
So listen, I have a very important wedding issue we need to talk about.
Şimdi beni dinle, evliliğin hakkında konuşmamız gereken çok önemli bir konu var.
Preparing for Lo Pan's wedding. Where is everybody?
Lo Panın evliliği için hazırlanıyorlar. Herkes nerede?
The wedding is about the start and no-one can find him anywhere.
Nikâh baslamak üzere ama kimse onu bulamiyor.
Stifler, Jim's grandma doesn't approve of the wedding.
Nikahı tasvip etmiyor. Stifler, Jimin büyükannesi.
Pick her up and carry her to her wedding bed. Come, everyone!
Kaldırın kızı ve gerdek yatağına götürün. Gelin millet!
I called off the wedding.
Nikâhı iptal ettim.'' demişti.
I'm not so sure this wedding is such a good idea.
Bu evliliğin iyi bir fikir olduğunu sanmıyorum.
He's organised the whole of tomorrow's wedding, if it's to take place.
Yapılsaydı, yarınki nikahı da o organize etmişti.
An8}I have got a wedding gift for you!
Sana nikâh hediyesi aldım!
Why would Meriel plan a wedding if she didn't have a groom?
Meriel, damat bile yokken, neden evliliği planlasın ki?
Okay, I will get it back on the wedding night. Come on!
Gerdek gecesinde geri alırım! Hadi! Peki!
Looks like we have a priest for V's wedding. Shit!
Siktir! Vnin nikâhı için peder bulduk galiba!
I'm not so sure this wedding is such a good idea.
Sanmıyorum. Bu evliliğin iyi bir fikir olduğunu.
Results: 13994, Time: 0.0789

Top dictionary queries

English - Turkish