A YEAR in Turkish translation

[ə j3ːr]
[ə j3ːr]
bir yıldır
for a year
you have
yıllık
annual
year
yearbook
yearly
old
yılda
years
senede
year
of you
yılın
years
yılı
years
senelik
year
of you

Examples of using A year in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Did you graduate high school? A year of waitressing.
Liseden mezun oldun mu? Garsonluk yılı.
My wife, she, uh, took my son and left almost a year ago.
Karım, O, şey, yıllar önce çocuklarımı alıp gitti.
Maybe a year, maybe five years..
Belki bir senedir, belki beş senedir..
The severance package gave me health coverage for up to a year.
İşten ayrılma anlaşmam, bir yıla kadar bana sağlık güvencesi veriyordu.
Brown gives a year of death as 1368.
Saltanatı 1339dan 1368 yılında ölene kadar sürmüştür.
That would be 21,000 a year.
Senelik 21,000 dolar olmalı.
You had a year.
Sadece bir yılın vardı.
He wanted to live in a town where it rains 300 days a year.
Yılın 300 günü yağmur yağan bir şehre gelmek istemiştir.
A year of waitressing. Did you graduate high school?
Liseden mezun oldun mu? Garsonluk yılı.
Maybe a year or more! But that may be months.
Ama bu aylar hatta yıllar sürebilir.
He lived Zurich in Switzerland for a year.
Bir yıla yakın bir süre İzmirde yaşadı.
Alderman of this ward makes a $104,000 a year.
Bu bölgenin meclis üyeleri senelik 104 bin dolar cebe indiriyor.
Some people have been waiting a year.
Bazıları bir senedir bekliyor.
Spends a few months a year here at his chalet. He.
Yılın bir kaç ayını buradaki O… dağ evinde geçirir.
Twice- the title of the Photojournalist of a Year 1973, 1975.
İki kez- Bir Yılın En İyi Foto Muhabiri unvanı 1973, 1975.
In the year 1773, A year later, on the 15th of June.
Bir yıl sonra, haziranın 15inde… 1773 yılında.
Took my son and left almost a year ago. my wife, she, uh.
Karım, O, şey, yıllar önce çocuklarımı alıp gitti.
Up to a year… I'm sorry.
Bir yıla kadar.
I'm away ten months a year.- Of course.
Yılın 10 ayı başka bir şehirde yaşıyorum. Tabii ki var.
Astonished. Nervous, excited, and somehow, despite a year of preparation.
Gerginim, heyecanlıyım ve bir senedir hazırlanmama rağmen afallamış hâldeyim.
Results: 12316, Time: 0.0419

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish