ABSURDITY in Turkish translation

[əb's3ːditi]
[əb's3ːditi]
saçmalık
bullshit
nonsense
crap
rubbish
shit
bollocks
horseshit
humbug
farce
poppycock
anlamsızlığından
sense
meaningful
the meaning
meaning
point
meaningless
make
significance
saçmalığı
bullshit
nonsense
crap
rubbish
shit
bollocks
horseshit
humbug
farce
poppycock
saçmalığını
bullshit
nonsense
crap
rubbish
shit
bollocks
horseshit
humbug
farce
poppycock
saçmalıklarını
bullshit
nonsense
crap
rubbish
shit
bollocks
horseshit
humbug
farce
poppycock
gülünçlüğü
ridiculous
funny
ludicrous
silly
grotesque
absurd
hilarious
pathetic
laughable
humorous

Examples of using Absurdity in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Is there an earthly reason for this absurdity?
Bu saçmalığın mantıklı bir sebebi var mı?
Screw him. They are drama absurdity.
Onlar drama saçmalığıdır. Vur onu.
They are drama absurdity. Screw him.
Onlar drama saçmalığıdır. Vur onu.
We need an expert who can come in and challenge this absurdity.
Bize bu saçmalığa karşı çıkacak bir uzman lazım.
Eden without an Eve is an absurdity.
Havvasız cennet çok anlamsız.
The absurdity of these inferior beings.
Bu bayağı yaratıkların saçmalıkları.
I got caught up in the absurdity of humans putting humans on trial.
İnanların insan yerine konduğu saçmalığa kapıldı.
The absurdity of being helpless to do anything of your own will.
Kendi istediğin şeyi yapacak kadar umutsuz olmanın anlamsızlığı.
And unlimited absurdity.
Ve sınırsız saçmalıklar.
Vladimir, think about the absurdity of the situation.
Vladimir, durumun anlamsızlığını düşün.
The absurdity of it all.
Tüm bunların saçmalığına.
Your skirt is absurdity with no signifiance♪.
Önemsiz saçma senin ghagran.
What absurdity, and what despise.
Ne kadar saçma, ne kadar nefretlik bir şey.
I think it speaks to the absurdity- and folly of human endeavor.
Bence insan gayretinin abesliğine ve divaneliğine atıfta bulunulmuş.
Absurdity. What are you doing it for?
Saçmalık! Saçmalık! Ne yapıyorsun, delirdin mi?
Who said such absurdity? That's nonsense.
Bu safsatayı kim kusuyor? Çok saçma.
Oh, my God, what senseless absurdity!
Oh, Tanrım, ne anlamsız bir saçmalık!
I'm not gonna even discuss the absurdity… of representing an ex-lover who tried to kill you.
Seni öldürmeye çalışan eski sevgilini savunmanın… abesliğinden bahsetmeyeceğim bile.
What are you doing it for? Absurdity!
Ne yapıyorsun, delirdin mi? Saçmalık! Saçmalık!
That is an absurdity!
Bu çok saçma!
Results: 76, Time: 0.0572

Top dictionary queries

English - Turkish