ACCIDENTAL in Turkish translation

[ˌæksi'dentl]
[ˌæksi'dentl]
kazara
accidentally
by accident
by mistake
inadvertently
tesadüfi
random
accidental
coincidental
fortuitous
coincidence
chance
casual
causal
circumstantial
unintended
yanlışlıkla
accidentally
by mistake
by accident
mistakenly
inadvertently
falsely
wrongly
wrongfully
incorrectly
kaza
goose
dig
a-laying
kazayla
accident
crash
incident
kaza sonucu
rastlantısal
coincidence
accident
random
fluke
coincidental
kazaen
accidentally
by accident
kazası
accident
crash
incident
kazalarına
accident
crash
incident

Examples of using Accidental in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
That's taboo. I confess, I'm an accidental fan.
İtiraf edeyim, kazayla hayran oldum. O tabu bir konu.
Because Kessler believes that accidental discoveries are not accidents at all.
Koestlere göre rastlantısal buluşlar rastlantısal değildir.
Accidental Obsession.- Okay.
Tamam. Tesadüfi Takıntı.
In 2000, a couple drowned while canoeing. All accidental.
De bir çift kanoyla gezerken boğulmuş.- Kaza.
Are you aware there are over 800,000 accidental needle sticks a year?
Yılda 800 binden fazla şırınga kazası yaşandığını biliyor muydunuz?
Accidental death?
Kazaen ölüm?
Lieutenant, I heard this was an accidental drowning.
Teğmen, bunun kaza sonucu boğulma olduğunu duydum.
A patient brought in accidental weed cookies.
Bir hasta yanlışlıkla ot kurabiyesi getirdi.
In the meantime, the girl's death is ruled an accidental overdose.
Bu arada, kızın ölümü için kazayla aşırı doz almış hükmü verilir.
Almost… accidental.
Hatta neredeyse… rastlantısal.
There's no attempt to make it look accidental this time. Neurotoxin.
Nörotoksin… Bu sefer kaza süsü vermeye çalışmamışlar.
Reported cases are usually found to be accidental deaths caused by a fire nearby.
İhbar edilen olayların genelde çevredeki yangınlardan kaynaklanan tesadüfi ölümler olduğu ortaya çıkar.
It looked like an accidental gas leak explosion.
Gaz kaçağı patlaması kazası gibi görünüyor.
Garcia, look into accidental fires in Tennessee, where a middle-aged woman was killed.
Garcia, Tennesseede orta yaşlı kadınların öldüğü yangın kazalarına bak.
Accidental or not, I will shoot you if you give me reason.
Kazaen ya da değil, eğer bana neden verirsen seni vururum.
It is highly probable that his death was accidental.- Meaning.
Yani… ölümünün kaza sonucu olma ihtimali oldukça yüksek.
It was an accidental transfer and I want my money back.
Havaleyi yanlışlıkla yaptım ve paramı geri istiyorum.
Murder alone makes no sense, but… perhaps an accidental killing.
Öldürmek tek başına anlamsız ama belki kazayla öldürdü.
To make it look accidental this time. Neurotoxin. There's no attempt.
Nörotoksin… Bu sefer kaza süsü vermeye çalışmamışlar.
We are not talking about some accidental surfing attack here.
Burada bazı sörf kazası saldırılarından bahsetmiyoruz.
Results: 557, Time: 0.058

Top dictionary queries

English - Turkish