ALGIERS in Turkish translation

cezayir
algeria
algiers
the algerians
namir
algiers
cezayire
algeria
algiers
the algerians
namir
cezayirin
algeria
algiers
the algerians
namir
cezayirde
algeria
algiers
the algerians
namir

Examples of using Algiers in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Algiers Motel vicinity, on Virginia Park.
Algiers Motel tarafları, Virginia Park.
Sniper fire near the Algiers Motel.
Algiers Motel yakınlarında sniper ateşi.
Send someone to Algiers and Marseilles right away. Okay.
Hemen Cezayire ve Marsilyaya birilerini yolla. Tamam.
Algiers, starring Hedy Lamarr.
Algiers. Başrolde Hedy Lamarr.
Send someone to Algiers and Marseilles now.
Hemen Cezayire ve Marsilyaya birilerini yolla.
A couple of kids found a woman face down in the waters off Algiers Point.
Bir iki ufaklık, Algiers Noktasında su yüzeyine çıkmış bir kadın cesedi bulmuşlar.
Okay. Send someone to Algiers and Marseilles right away.
Hemen Cezayire ve Marsilyaya birilerini yolla. Tamam.
Security camera at the Algiers ferry dock.
Algiers feribot rıhtımındaki güvenlik kamerası.
Send someone to Algiers and Marseilles right away. Okay.
Tamam. Hemen Cezayire ve Marsilyaya birilerini yolla.
You will now race across new Orleans to historic Algiers Point.
New Orleansta tarihi Algiers Pointe kadar… yarışacaksınız.
We can't go back to Algiers in defeat… dishonour.
Onursuz bir şekilde Cezayire dönemeyiz.
Security camera at the Algiers ferry dock.
Güvenlik kamerası. Algiers feribot iskelesi.
My father wanted us to visit Algiers.
Babam tatillerde bizi Cezayire götürmek istiyordu.
We arrive at Algiers late tonight.
Gece geç saatlerde Cezayire varıyoruz.
Pierre, I'm going to Algiers. Their families told me.
Aileleri söylediler. Pierre, Cezayire gidiyorum.
She returned recently to Algiers.
Son zamanlarda Cezayire dönmüş.
That's Algiers in New Orleans.
Yalnız New Orleanstaki Cezayire.
I swear I'm going to go to Algiers… and bring the second wife here.
Yemin ediyorum, Cezayirlilere gidip ikinci bir kadın getireceğim buraya.
I will wait for the papers from Algiers.
Belgelerin Cezayirden gelmesini bekleyeceğim.
I'm amazed Algiers didn't warn me of your arrival.
Siz gelmeden Cezayirlilerin beni uyarmamalarına şaşırdım.
Results: 169, Time: 0.0924

Top dictionary queries

English - Turkish