ANIMALS in Turkish translation

['æniməlz]
['æniməlz]
hayvanlar
animal
pet
beast
livestock
cattle
brute
creature
hayvanları
animal
pet
beast
livestock
cattle
brute
creature
hayvan
animal
pet
beast
livestock
cattle
brute
creature
hayvanların
animal
pet
beast
livestock
cattle
brute
creature

Examples of using Animals in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You people… are animals.
Sizler hayvansınız resmen.
Animals became abnormal…
Hayvanlarımız anormal hale geldi
We are such animals.
Hayvanız işte.
Comparing women to farm animals.
Çiftlik hayvanlarıyla kadınları kıyasladın.
Well, animals, I should think. Hunts what?
Herhalde hayvandır. Ne avlıyor?
What? Immediately. This little girl with her stuffed animals.
Ne? Doldurulmuş hayvanlarıyla bu küçük kız onu korkutuyor, tamam mı? Hemen.
This little girl with her stuffed animals What? Immediately.
Ne? Doldurulmuş hayvanlarıyla bu küçük kız onu korkutuyor, tamam mı? Hemen.
What? This little girl with her stuffed animals Immediately.
Ne? Doldurulmuş hayvanlarıyla bu küçük kız onu korkutuyor, tamam mı? Hemen.
I-I-In lab animals, mostly, uh, glioblastomas. Such as?
Laboratuvar hayvanlarında çoğunlukla gliyoblastom oldu. Ne gibi?
Which meant good things are coming. I was two animals joined as one.
Ben iki hayvanla birlikte tek olarak… iyi şeylerin yaklaştığına anlamına geliyormuş.
Such as? I-I-In lab animals, mostly, glioblastomas?
Laboratuvar hayvanlarında çoğunlukla gliyoblastom oldu. Ne gibi?
I-I-In lab animals, mostly, uh, glioblastomas. Such as?
Laboratuar hayvanlarında, çoğunlukla, habis tümörler. Ne gibi?
Such as? I-I-In lab animals, mostly, glioblastomas?
Laboratuar hayvanlarında, çoğunlukla, habis tümörler. Ne gibi?
Why? To what animals are the Formics most often compared?
Formicleri en çok hangi hayvanla kıyaslıyoruz? Neden?
Your animals will be fine.
Hayvanlarınız iyi olacak.
The Mad Hatter. He manipulated my animals.
Hayvanlarımı manipule eden Oymuş. Çılgın Şapkacı.
He manipulated my animals. The Mad Hatter.
Hayvanlarımı manipule eden Oymuş. Çılgın Şapkacı.
Yes. Fine animals.
Güzel hayvanlardı. Evet.
Yes. Fine animals.
Güzel hayvanlardı. Kralın hediyesiydi. Evet.
Animals, getting drunk every weekend. I mean hanging around with a bunch of.
Yani bir sürü hayvanla takılıp, sarhoş olmayı mı istiyorsun. hafta sonları.
Results: 15164, Time: 0.0468

Top dictionary queries

English - Turkish