HAYVANLAR in English translation

animals
hayvan
beasts
canavar
hayvan
yaratık
çirkin
cattle
sığır
hayvan
inek
büyükbaş
davarlardan
sürüyü
pets
hayvan
evcil
gözde
okşa
livestock
hayvan
canlı
çiftlik
büyükbaşlar
creatures
yaratık
canlı
varlık
canavar
mahluk
hayvan
bir yaratıkla
animal
hayvan
beast
canavar
hayvan
yaratık
çirkin
pet
hayvan
evcil
gözde
okşa

Examples of using Hayvanlar in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Zavallı hayvanlar.
Poor creatures.
O zamanlar insan ve hayvanlar uyum içinde yaşarlardı.
Lived in harmony,{Y: i}Back then, man and beast.
kuşlar ve hayvanlar.
bird and beast.
Taşa dönüştüğünde, altında korkunç hayvanlar bulacaksın.
When you turn over a stone, you find nasty creatures underneath.
Ama bazi hayvanlar daha eşittir.
BUT SOME ANIMALS ARE MORE EQUAL THAN OTHERS.
Hayvanlar dünyanın ruh hastası milyarderleri tarafından spor için avlanırlar.
ANIMALS ARE HUNTED FOR SPORT BY THE WORLD'S LUNATIC BILLIONAIRES.
Poof, hayvanlar.
POOF, ANIMALS.
Bu yüzden bitkiler ve hayvanlar net olarak canlı.
SO PLANTS AND ANIMALS ARE OBVIOUSLY ALIVE.
Bu hayvanat bahçesi sağlıklı hayvanlar için!
THIS ZOO IS FOR SANITARY ANIMALS.
Çok temiz hayvanlar.
THEY'RE VERY CLEAN ANIMALS.
Elbette hayvanlar veya bitkiler için değil.
Not, of course, to animals or plant life.
Ama hayvanlar konusunda iyi değilim.
But I'm no good with animals.
Onları hayvanlar olarak düşün.
Think of them as animals.
O hayvanlar çalilardan yapilma.
Those are animals that are made out of hedges.
Hayvanlar ve çocuklarla iyi anlaşırım.
I'm good with animals and kids.
Bunun hayvanlar için hoş olacağından eminim ama fiyatı Bayan.
I'm sure that's nice for the cattle,- but the cost, Miss.
Uçan hayvanlar arkadan gelen rüzgârla iniş yapamaz.
No animal that flies would ever land in a tailwind.
Bak, hayvanlar ve insanlar arasında bir uçurum vardır.
You see, there's this gap between animals and humans.
Hayvanlar hoşuna gider, değil mi?
You like animals, don't you?
Ancak hayvanlar ve aburcubura geri dönelim.
But back to animals and junk food.
Results: 8089, Time: 0.0337

Top dictionary queries

Turkish - English