ARE CREATIVE in Turkish translation

[ɑːr kriː'eitiv]
[ɑːr kriː'eitiv]
yaratıcı
work
to be useful
yaratıcıdır
work
to be useful
yaratıcısın
work
to be useful
yaratici
creative
innovative

Examples of using Are creative in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
he also sees when other people are creative as well.
ne istediğini bilen biri değil, başka insanların da yaratıcılıklarını gören biri.
has tried to map the minds of millions of people of our country and other parts of the world who are creative.
dünyanın diğer yerlerindeki milyonlarca yaratıcı insanin akıllarının haritasını çıkarmayı denedi.
has tried to map the minds of millions of people of our country and other parts of the world who are creative.
dünyanın diğer yerlerindeki milyonlarca yaratıcı insanin akıllarının haritasını çıkarmayı denedi.
We need a gifted programmer who's creative.
Yaratıcı ve yetenekli programcı lazım.
She was creative, a musician.
O yaratıcı biri, bir müzisyen.
It's creative black tie.
Bu yaratıcı bir siyah kravat.
It's always about serving somebody else's creative vision.
Her zaman başkasının yaratıcı görüşüne hizmet edeceksin.
The guy was creative.
Yaratıcı bir adammış.
Mandi was creative, ruthless.
Mandi yaratıcı, acımasız ve sertti.
We need a gifted programmer who's creative.
Yaratıcı ve yetenekli bir programcı lazım bize.
We need a gifted programmer who's creative.
Bize yaratıcı olan yetenekli bir programcı lazım.
I wish I could be creative. It's utterly beautiful.
Keşke yaratıcı biri olabilseydim. Çok güzel.
I'm creative, you're business.
Ben yaratıcı, sen de iş kısmındasın.
No, no, no. I'm creative, you're business.
Hayır, hayır. Ben yaratıcı, sen de iş kısmındasın.
Cisco is good. Cisco is creative.
Cisco yaratıcı. Cisco çok iyi.
No, no, no. I'm creative, you're business.
Ben yaratıcı, sen de iş kısmındasın. Hayır, hayır.
Cisco is creative. Cisco is good.
Cisco yaratıcı. Cisco çok iyi.
I have anticipated everything MacGyver's creative little mind can come up with.
MacGyver ın küçük yaratıcı aklına gelebilecek her şeyi hesapladım.
What we're doing is creative. It's no big deal.
Biz yaratıcı iş yapıyoruz. Önemli değil.
You used to think I was creative and original.
Beni yaratıcı ve özgün bulurdun.
Results: 44, Time: 0.0402

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish