IYI in English translation

good
iyi
güzel
harika
uslu
sağlam
sevindim
well
iyi
şey
peki
evet
eh
aslında
öyle
güzel
eee
o zaman
fine
iyi
güzel
tamam
peki
ince
ceza
sorun
yolunda
uyar
kaliteli
nice
güzel
iyi
hoş
nazik
kibar
memnun
sevimli
sevindim
hoştu
great
harika
büyük
iyi
güzel
muhteşem
mükemmel
yüce
süper
çok
ulu
okay
tamam
peki
pekâlâ
iyi
sorun
cool
güzel
harika
iyi
süper
hoş
sakin
serin
soğuk
soğukkanlı
karizmatik
alright
tamam
pekâlâ
iyi
peki
yolunda
tamam , tamam
sorun
OK
tamam
pekala
iyi
peki
sorun
better
iyi
şey
peki
evet
eh
aslında
öyle
güzel
eee
o zaman
best
iyi
şey
peki
evet
eh
aslında
öyle
güzel
eee
o zaman
finest
iyi
güzel
tamam
peki
ince
ceza
sorun
yolunda
uyar
kaliteli
greatest
harika
büyük
iyi
güzel
muhteşem
mükemmel
yüce
süper
çok
ulu

Examples of using Iyi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Zor olacak. Ben iyi ve hazır olduğumda onu alabilir.
He can have her when I am good and ready. That's gotta be rough.
Ben iyi biriyim ve iyi biri olarak.
To die like a traitor I am good and good as I am..
Sana iyi bakıyorum, değil mi? -Biliyorum.
I am good to you, huh?- I know.
Sana iyi bakıyorum, değil mi? -Biliyorum?
I know.- Oh, I am good to you, huh?
Iyi şanslar, dostum. Seni özleyeceğim.
Well, good luck, my friend. I will miss you.
Bu iyi.- Önemli değil.
It 's fine.- It doesn't matter.
Hayır!- Beni çok iyi dinle, Cleaver. Kirsty!
No! Kirsty! Cleaver, you listen to me very carefully.
Aradığınızı bulmada iyi şanslar.- Tamam.
Okay. Well, good luck finding what you're looking for.
Aradığınızı bulmada iyi şanslar.- Tamam.
Well, good luck finding what you're looking for.- Okay.
Sonunda iyi yapabildiğim bir şey buldum,… ve bir süre çalışabileceğim bir yer ve.
I finally found something that I am good at.
Çocuklar iyi.- Seni aramadığım için özür dilerim.
I'm so sorry I didn't call you. The boys are fine.
Diğer bütün odalar iyi ama bu ofis çok soğuk.
All the other rooms are fine, but this office is so cold.
Çocuklar iyi. Senin durumun kötü ama.
The kids are fine. Your situation is pretty bad, though.
Damarları iyi. Dr. Chanın dediği gibi apse var.
Just like Dr. Cha said, there is an abscess. His blood vessels are fine.
Bu benim bildiğim ve iyi olduğum tek şey.
This is the only thing I know I am good at.
İshale, bağırsak iltihabına ve mide bulantısına iyi gelir.
It 's good against diarrhea, colic and nausea.
ama o iyi olacak.
she will be all right.
Evet, öyle.{ \an8} Çocuklar iyi, teşekkür ederim.
The boys are fine, thank you.-Yeah, they did.
O güzel.- Evet, o iyi bir adam.
Yeah, he's a nice fella.- He's nice.
Hadi, Jim, bizim eve gidelim. Bu iyi.
Come on, Jim, we will go to my house. That's nice.
Results: 350015, Time: 0.0714

Top dictionary queries

Turkish - English