ARMED STRUGGLE in Turkish translation

[ɑːmd 'strʌgl]
[ɑːmd 'strʌgl]
silahlı mücadeleyi
silahlı mücadeleye

Examples of using Armed struggle in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
In 1999, when the PKK temporarily gave up its armed struggle, most of its fighters withdrew there.
PKKnın silahlı mücadeleyi geçici süreyle bıraktığı 1999 yılında, örgüt militanlarının çoğu buraya çekildi.
Then there is the people taking up arms, the armed struggle… the people's war… the armed struggle, the people's war… the armed struggle, the people's war.
Sonrasında silahlanan bir halk var ve silahlı mücadele… halk savaşı… silahlı mücadele, halkın savaşı… silahlı mücadele, halkın savaşı.
that political groups of the left and leftist origins opted for an armed struggle.
sol kökenli siyasi grupların silahlı mücadeleyi seçtiği bir dönemdi.
The group, which advocates an independent Kurdistan that would include parts of Turkey, has been waging an armed struggle since 1984, claiming more than 37,000 lives in the process.
Türkiyenin bir kısmını da içine alacak bağımsız bir Kürdistanı savunan grubun 1984 yılından beri sürdürdüğü silahlı mücadele 37 binden fazla insanın canına mal oldu.
I don't think the party will support an armed struggle, much less Mario Monje.
Ramon Mario Monjeden ziyade ben partinin silahlı mücadeleyi destekleyeceğini düşünmüyorum.
In February 1919 the SR Central Committee decided that the Bolsheviks were the lesser of two evils and gave up armed struggle against them.
Ocak 1919da SR merkez Komitesi Bolşeviklerin iki kötünün iyisi( ehven-i şer) olarak değerlendirerek onlara karşı silahlı mücadeleyi bıraktığını açıklar.
With all due respect, Ramon… will support an armed struggle… I don't think the party That is why.
Bu nedenle, kusura bakmayın ama, Ramon… Mario Monjeden ziyade ben partinin silahlı mücadeleyi… destekleyeceğini düşünmüyorum.
much less Mario Monje. I don't think the party will support an armed struggle.
Ramon… Mario Monjeden ziyade ben partinin silahlı mücadeleyi… destekleyeceğini düşünmüyorum.
That is why, I don't think the party will support an armed struggle… much less Mario Monje.
Bu nedenle, kusura bakmayın ama, Ramon… Mario Monjeden ziyade ben partinin silahlı mücadeleyi… destekleyeceğini düşünmüyorum.
I don't think the party will support an armed struggle… That is why, with all due respect, Ramon.
Bu nedenle, kusura bakmayın ama, Ramon… Mario Monjeden ziyade ben partinin silahlı mücadeleyi… destekleyeceğini düşünmüyorum.
much less Mario Monje. I don't think the party will support an armed struggle.
Ramon… Mario Monjeden ziyade ben partinin silahlı mücadeleyi… destekleyeceğini düşünmüyorum.
I don't think the party will support an armed struggle, That is why, with all due respect, Ramón.
Ramon… Mario Monjeden ziyade ben partinin silahlı mücadeleyi… destekleyeceğini düşünmüyorum.
I don't think the party will support an armed struggle, much less Mario Monje. That is why.
Bu nedenle, kusura bakmayın ama, Ramon… Mario Monjeden ziyade ben partinin silahlı mücadeleyi… destekleyeceğini düşünmüyorum.
That is why, with all due respect, Ramon… I don't think the party will support an armed struggle… much less Mario Monje.
Bu nedenle, kusura bakmayın ama, Ramon… Mario Monjeden ziyade ben partinin silahlı mücadeleyi… destekleyeceğini düşünmüyorum.
A path that will prove to the world it's possible to get to power with an armed struggle supported by the people.
Bu öyle bir adım ki halkın desteğini arkasına almış silahlı bir mücadelenin önünde hiç bir gücün duramayacağını tüm dünyaya kanıtlayacak.
the banned Kurdish Worker's Party is threatening to renew its armed struggle against the Turkish government.
yasaklı Kürdistan İşçi Partisi Türk hükümetine karşı yeniden silahlı mücadele başlatmakla tehdit ediyor.
The killing of Chinese citizens took place during the Mexican Revolution, an armed struggle that started as an uprising in November 20, 1910, against then President Porfirio Díaz, who had ruled the country as an authoritarian since 1876.
Çinlilerin öldürülmesi Meksika Devrimi boyunca devam etti, 1876dan beri ülkeyi sıkı yönetimle yöneten Başbakan Porfirio Díaza karşı bu silahlı mücadele 10 Kasım 1910da bir ayaklanma olarak başladı.
The party remained ideologically devoted to Marxism-Leninism, but it adopted a much more extensive theoretical approach to its methods, contrasting with the previous statutes that regarded the armed struggle as its top priority.
Parti ideolojik olarak Marksizm-Leninizme adanmış kaldı, fakat silahlı mücadeleyi en öncelikli olarak gören önceki tüzükle çelişen yöntemlerine çok daha kapsamlı bir teorik yaklaşım benimsedi.
the Kurdistan Worker's Party, or KADEK, which led a 15-year armed struggle in Turkey that took about 37,000 lives.
ülkeyle 15 yıl boyunca 37 bin cana mal olan silahlı çatışmalara girmiş olan Kürdistan İşçi Partisi veya KADEK mensubu asilerle başa çıkmasına da yardımcı olacak.
organisation by various countries including the United States and by the EU, and has carried out an armed struggle against Turkey that has claimed 45,000 lives since 1984.
olarak kabul edilen PKK, 1984 yılından beri Türkiyeye karşı 45 bin kişinin hayatına mal olan silahlı bir mücadele yürütüyor.
Results: 53, Time: 0.0366

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish