ATTIC in Turkish translation

['ætik]
['ætik]
çatıda
roof
rooftop
loft
penthouse
cati
in the attic
çatı arası
çatıyı
roof
rooftop
loft
penthouse
cati
in the attic
çatıya
roof
rooftop
loft
penthouse
cati
in the attic
çatı arasına
çatıdaki
roof
rooftop
loft
penthouse
cati
in the attic

Examples of using Attic in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Anything that's not packed for college or in the attic is getting thrown out.
Üniversite ya da tavan arası için paketlenmeyen her şey, çöpe gider.
A mattress in an attic is not a bed.
Çatı katında bir şilte yatak sayılmaz.
But these clues to what it was linger on in a place like this attic.
Ama ne olduğuna dair ipuçları bu çatı katı gibi yerlerde gizli.
In his cellar, in the attic, on the roof, but there is no trace.
Mahzenine, tavan arasına, çatıya, ama hiç iz yok.
Joyce, uh, give me the attic on here, please.
Joyce; tavan arasını buraya ver, lütfen.
I locked myself in the attic. Where are you?
Kendimi tavan arasında kilitledim. Sen neredesin?
A mattress in an attic is not a bed.
Var zaten. Çatı katında bir şilte yatak sayılmaz.
The attic.- Everywhere.
Tavan arası.- Her yere.
If Anne Frank was hiding in your attic, a puppet could find her.
Anne Frank sizin çatıda saklansaydı… bir kukla onu bulabilirdi.
Charlie Kelso's attic. Now.
Hemen. Charlie Kelsonun çatı arası.
probably attic.
muhtemelen çatı katı.
But when he came he liked to use the attic.
Ama geldiğinde çatı katını kullanırdı.
Was in your aunt Lila's room. Uh, the attic access.
Tavan arasına giriş Lila teyzenin odasındaydı.
I forgot to lock the attic door.- Attic space.
Tavan arasını kilitlemeyi unuttum.- Tavan arası..
Why not? Carter, I live in an attic,?
Carter, ben tavan arasında yaşıyorum Neden?
The house, the attic in which I lived during my studies.
Ev, tavan arası ki çalışmalarım sırasında yaşadığım yer.
NAnne rmnk was hiding in your attic, a puppet could?
Anne Frank sizin çatıda saklansaydı… bir kukla onu bulabilirdi?
Now. Charlie Kelso's attic.
Hemen. Charlie Kelsonun çatı arası.
Queenie, do you think you can make it up to the attic?
Queenie, çatı katına kadar çıkabilir misin?
They're searching the attic.
Çatı katını arıyorlar.
Results: 571, Time: 0.0675

Top dictionary queries

English - Turkish