ATTRIBUTES in Turkish translation

['ætribjuːts]
['ætribjuːts]
özellikler
feature
property
trait
quality
attribute
characteristics
spec
nitelikleri
quality
qualifications
attribute
qualified
bağlar
bond
connection
link
connective
vineyard
ligature
ligament
attachment
ties
bound
sıfatlar
adjective
title
özellikleri
feature
property
trait
quality
attribute
characteristics
spec
özelliklerini
feature
property
trait
quality
attribute
characteristics
spec
niteliklerini
quality
qualifications
attribute
qualified
özelliklerinin
feature
property
trait
quality
attribute
characteristics
spec
nitelikler
quality
qualifications
attribute
qualified
niteliklerin
quality
qualifications
attribute
qualified

Examples of using Attributes in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Computer category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Programming category close
Change the attributes of the currently selected characters.
Şimdi seçili olan karakterlerin niteliklerini değiştir.
One fifth of all living mammals is a bat, and they have very unique attributes.
Yaşayan bütün memelilerin beşte biri yarasalardır ve onların benzersiz özellikleri vardır.
You gotta highlight your attributes, like a diamond in the rough.
Çöplükteki bir elmas gibi özelliklerini ön plana çıkarmalısın.
He has all the attributes that go into being a winner.
Bir şampiyonda olması gereken tüm nitelikler onda var.
Mann gives his character Hermes' attributes.
Mann kahramanına Hermesin niteliklerini vermiştir.
The woman must contain all the attributes of fertility.
Kadın doğurganlığın tüm özellikleri içermeli.
User Extended Attributes on files and directories.
Kullanıcı Kapsamlı Özellikleri değiştir ya da bak.
Amongst many other fine attributes, yes.
Diğer iyi özelliklerimin arasında, evet.
Do you have any particular physical attributes in mind, ms. Darling?
Aklınızda belli bir fiziksel özellik var mı, Bayan Darling?
But then, I have other attributes… one of them being a will to live.
Ama öte yandan başka özelliklerim var. Bir tanesi de yaşama arzusu.
Despite her positive attributes, Elizabeth can be vindictive and impulsive.
Olumlu özelliklere rağmen Elizabeth kinci ve fevri olabiliyor.
Rather than the attributes of being shitty. As in it had the quality of being good.
Boktan biri olmanın özelliklerinden ziyade iyi biri olmanın üstünlüğünü içeriyordu.
God's attributes have always caused problems.
Tanrının sıfatları her zaman sorunlara neden olmuştur.
Leonard has none of these attributes, right, Leonard?
Leonardda bu özelliklerin hiçbiri yok, değil mi Leonard?
OS/ 2 style extended attributes support.
OS/ 2 stili genişletilmiş nitelik desteği.
The least you could have done Is discuss my more positive attributes.
En azından yapacağın şey benim pozitif niteliklerimi tartışmak olurdu.
her physical attributes.
fiziksel özelliğinden hoşlanıyordu.
It's one of your best attributes.
Yapma. En iyi özelliklerinden birisi.
Kes, my sweet, you have many wonderful attributes.
Kes, tatlım, bir sürü muhteşem özelliğin var.
He had all the attributes of a leader.
Bir liderin bütün niteliklerine sahipti.
Results: 200, Time: 0.0627

Top dictionary queries

English - Turkish