BALLET in Turkish translation

['bælei]
['bælei]
bale
ballet
ballet
balet
ballet
dancer
baleye
ballet
balesi
ballet
baleyi
ballet
balerini
baleriniz
baletler
ballet
dancer

Examples of using Ballet in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I have winter camping till 4:00 and ballet class until 5:30.
Saat 4:00e kadar kış kampım ve 5:30a kadar balet dersim var.
Ballet. Where's my dad?
Balerin. Babam nerede?
And Christopher's a really good artist. Ballet.
Christopher da gerçekten iyi bir sanatçı. Balet.
Joffrey, like the ballet.
Joffrey, Joffrey Ballet gibi.
Are you gonna pray in these ballet clothes?
Balerin kıyafetiyle mi namaz kılacaksın?
Soul Survive" by Asphalt Ballet.
Soul Survive- Asphalt Ballet//.
Honestly, there's maybe seven ballet companies worth dancing for in the world.
Gerçekten, dünyada belki de eşlik etmeye değecek yedi balerin vardır.
there's maybe seven ballet companies.
eşlik etmeye değecek yedi balerin vardır.
She dances the ballet.
Dansçı balerin.
She only let me study Russian ballet.
Sadece Rus balesine çalışmama izin verdi.
A donation has been made in your name to the New York City ballet.
New York Şehri Balesine sizin adınıza bir bağış yapıldı.
Since when are you interested in the ballet?
Ne zamandır baleyle ilgileniyorsun?
Ballet girl, Oriental type.
Baleci kızlar, oryantal tipleri.
I took Michelle to ballet class and parent-teacher conferences,
Michellei baleden alırdım ve okuluna giderdim.
When you told me they went after Vanessa at the ballet, I had to help.
Ama sen balede Vanessanın peşine düştüklerini söylediğinde, yardım etmek zorundaydım.
Your mother's picking up sue from ballet And taking her to her piano lesson tomorrow.
Annen, Sueyi baleden alacak ve yarın piyano dersine götürecek.
But hip-hop can't take you the places ballet can.
Ama hip-hop seni balenin götüreceği yerlere götüremez.
If you want your students to dance my ballet tomorrow, they're gonna dance with me.
Öğrencilerinin benim balemde oynamalarını istiyorsan, benimle dans edecekler.
You have got five ballet dancers in your crew… use us.
Ekibinde beş baleci var. Bizi kullan.
Trim the ice ballet, give me some more shots where she's crying.
Buz balesini kırp, bana ağladığı yerlerden biraz daha görüntü ver.
Results: 2176, Time: 0.0689

Top dictionary queries

English - Turkish