BAYS in Turkish translation

[beiz]
[beiz]
koyları
put
pour
place
set
lay
back
hangarlarından
bay
shuttlebay
hanger
bölmelerini
don't interrupt
compartment
divide
division
the bulkhead
splitting
partitioning
cubicle
bölümü
divided
1/2
körfezlere
gulf
bay
inlets
bayside
koylara
put
pour
place
set
lay
back
hangarları
bay
shuttlebay
hanger
koylarına
put
pour
place
set
lay
back
bölmeleri
don't interrupt
compartment
divide
division
the bulkhead
splitting
partitioning
cubicle

Examples of using Bays in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The bays froze over, the people starved.
Körfezler donmuş ve insanlar aç kalmıştı.
A child could get into the cargo bays.
Şu kargo bölmelerinde bir çocuk bile bir yol bulabilir.
Run a check on all airlocks and docking bays!
Tüm hava kilitlerini ve doklama bölmelerinde kontrol yap!
Even the smallest open mantapa has 13 bays.
En küçük açık mantapada bile 13 bölüm vardır.
Bomb bays closed.
Bomba kapakları kapalı.
They're targeting the landing bays.
İniş güvertelerini hedefliyorlar.
I should check the bays once more.
Güverteyi bir kez daha kontrol etsem iyi olacak.
You should scan those bays yourself.
O güverteleri kendin taramadan geçirmeliydin.
I want to scan the bays again.
Güverteleri tekrar taramak istiyorum.
Bays three through 87 now armed and active.
Peronlar silahlı ve etkin.- 87. 3.
Thomas and Bays based the characters on their friends.
Bays ve Thomas dizideki arkadaşlığı kendi arkadaşlıklarından yola çıkarak yazmışlardır.
Bays family have rejected your proposal.
Bays ailesi teklifinizi reddettiler.
In here, you can see one of NBC's editing bays.
Burada da, NBCnin düzenleme odalarında birisini görüyorsunuz.
Pax, you lock down the engine bays.
Pax, sen motor bölümünü kapat.
Captain Lochley to Cobra Bays.
Kaptan Lochleyden Kobra rıhtımına.
retreated to one of the 302 bays.
Ama kontrolleri kilitledi ve 302 hangarlarından birine çekildi.
Settling in bays and inlets the roots accumulate all sorts of silty debris helping to offer life a purchase on the shoreline.
Koy ve körfezlere yerleşerek, kökleriyle her çeşit alüvyonlu çöküntüleri toplayıp kıyı şeridine yerleşmenin karşılığında yeni yaşamların oluşmasına yardım eder.
Even explosives, where they are made to beach and can be killed with knives in the shallows. firearms, blunt hooks, They use harpoons, or drive them into authorized whaling bays.
Tabanca, ya da onları avlama koylarına itiyorlar Zıpkın kullanıyorlar, ve hatta patlayıcılar ve sığ yerde bıçaklayarak öldürüyorlar. körlenmiş kancalar.
Even explosives, They use harpoons, firearms, or drive them into authorized whaling bays where they are made to beach
Tabanca, ya da onları avlama koylarına itiyorlar Zıpkın kullanıyorlar,
drive them into authorized whaling bays where they are made to beach and can be killed with knives in the shallows.
hatta patlayıcılar ya da onları avlama koylarına itiyorlar ve sığ yerde bıçaklayarak öldürüyorlar.
Results: 65, Time: 0.091

Top dictionary queries

English - Turkish