BE QUEEN in Turkish translation

[biː kwiːn]
[biː kwiːn]

Examples of using Be queen in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The girl who would be Queen. Sabrina.
Sabrina. Kraliçe olacak kız.
Be Queen of Hope?
Umut Kraliçesi olacağım.
You would rather be queen than see your own father king!
Bir kralice olmak mi yoksa babani ral olarak gormek mi istersin!
And you would be queen.
Ve sen de kraliçe olacaksın.
I will be king, and you will be queen.
Ben kral olayım sen de kraliçe ol.
I think you should be queen.
Bence seni kraliçe yapmalılar.
Or Roy O'Bannon vs the Man who would be Queen.
Ya da, Roy OBannon Kraliçe Olacak Adama Karşı.
And I would be Queen someday.
Ve ben bir gün kraliçe olacağım.
You would rather be queen than see your own father king?
Sen kral babannın yerinde başkasını gördüğün için mi kraliçe oldun?
It means your daughter could be Queen, and Lady Margaret says that such a marriage would unite the Houses of York
Bu kızınızın Kraliçe olabileceğini gösterir, ve Leydi Margaret böyle bir evliliğin York ve Lancaster hanedanlarını birleştireceğini
Look, I may be queen, but I'm more lonely and bored than I was when I lived in Brooklyn.
Bak, kraliçe olabilirim ama Brooklynde olduğumdan daha yalnız ve sıkılmış durumdayım.
She can be Queen of the savages and dine on the finest bloody horseparts,
Barbarların kraliçesi olabilir ve atın en kanlı yerini yiyebilir
When am I gonna get to walk down that aisle… be queen for a day?
Ne yapacağım ben. O koridorda yürüyen… Kraliçe bir gün ben olacak mıyım.'' diye?
Listen, you might be queen of the Hamptons, but I have fleeced more divorcées
Bak, sen Hamptonsın kraliçesi olabilirsin ama ben sayamayacağın kadar çok boşanmış ya
Although Morgana could be Queen, legend has it her destiny is to be something completely different.
Morgana Kraliçe olabilir, efsaneye göre kaderi tamamen farklı bir şey üzerine.
And you can dine on whichever parts of her you like. She can be queen of the savages and dine on the finest bloody horseparts.
O, barbarların kraliçesi olup en güzel, kanlı at organlarını yesin… sen de onun istediğin yerini ye.
In some wasp species such as Liostenogaster flavolineata there are many possible Queens that inhabit a nest, but only one can be queen at a time.
Apoica flavissima türü yaban arısı ise koşullara göre tek ya da çok sayıda kraliçe arıya sahip olabilir.
And let the maiden which pleaseth the king be queen instead of Vashti. And the thing pleased the king; and he did so.
Sonunda kralın hoşuna giden kız, Vaştinin yerine kraliçe olsun.›› Kral bu öneriyi beğendi ve söyleneni yaptı.
And let the maiden who pleases the king be queen instead of Vashti." The thing pleased the king, and he did so.
Sonunda kralın hoşuna giden kız, Vaştinin yerine kraliçe olsun.›› Kral bu öneriyi beğendi ve söyleneni yaptı.
In less than a month, you will no longer be queen, and I will no longer be your head of security.
Bir aydan kısa bir süre içinde, artık bir kraliçe olmayacaksın, ve artık ben de senin güvenlik şefin olmayacağım.
Results: 80, Time: 0.0382

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish