Examples of using Evde in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yakında evde olacak tamam mı?
Çünkü saat 6:00da evde olmam gerek.
Bakıcıyı iptal et ve çocuklarla evde kal.
Eğer bu şovu yaparsak, daha fazla evde olurum diye söz vermiştin.
Savaşa hepsi evde kaldı.
Jody akşam evde olacak.
Rudy evde.
Oo, O evde değil.
Evde ilk defa tek başına kalıyor.
Seninle evde görüşürüz, Scott.
Bu evde olmadığımıza inandırabilirsek, buradan uzaklaşacaktır.
Bu gece evde olacağız ve yarın Rutlanda geri döneceksin.
Sadece, eşim evde okumama izin vermiyor.
Ne zaman evde olurum bilemiyorum.
Ben evde, hep böyle yaparım da.
Evde Tek Başınadaki Joe Pesci gibi mi?
Şu an evde olan bunca şeye rağmen mutlu olmak zor.
Evde bir toplantı düzenleyeceğim, böylece hepsini yakalayabilirsin.
Evet, bizim evde yalnızdık, takılıyorduk.
Söyle François, evde zehir kullanan biri var mıydı?