BENIGN in Turkish translation

[bi'nain]
[bi'nain]
sevecen
affectionate
kind
lovely
tender
compassionate
friendly
benign
loving
caring
endearing
zararsız
hurt
harm
damage
loss
injure
harmful
harmless
do
destruction
unharmed
tehlikesiz
danger
dangerous
threat
peril
hazard
risk
menace
distress
jeopardy
stakes
benign
i̇yi niyetli
goodwill
good faith
good will
good intentions
mülayim
mild-mannered
nice
bland
benign
gentle
pliable
sweet
i̇yi huylu
iyi huyluymuş
i̇yi huyluydu

Examples of using Benign in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It may also interact with tetracyclines to cause benign intracranial hypertension.
Aynı zamanda tetrasiklin ile etkileşime girerek benign intrakranial hipertansiyon a neden olabilir.
That's a kind of benign exhibitionist.
Bir tür mülayim teşhirci.
How benign can we make these images that just connect the dots?
Sadece parçaları birleştirme işlevi gören bu görüntüleri ne kadar zararsız hale getirebiliriz ki?
I haven't been benign since 1956.
Dan bu yana sevecen değilim ben.
Benign neglect.
İyi huylu ihmal.
Ovarian cysts removed, Benign.
Yumurtalıklarından kist aldırmış; iyi huyluymuş.
Because too many of his meetings had had benign outcomes.
Çünkü düzenlediği toplantıların çoğu mülayim sonuçlanmıştı.
Okay. Completely benign. Come.
Tamam.- Hadi. Tamamiyle zararsız.
Furnace Seventeen Benign Stop… Nine Daybreak.
Dokuz. Fırın. Şafak. Dur. Sevecen. On yedi.
Benign. But it ruptured
İyi huyluydu ama patladı
Benign, but substantial.
İyi huylu ama büyüktü.
Thank God it's benign.
Çok şükür iyi huyluymuş.
Come.- Okay. Completely benign.
Tamam.- Hadi. Tamamiyle zararsız.
Furnace Seventeen Benign Stop… Nine Daybreak.
Şafak. Dokuz. Dur. On yedi. Sevecen. Fırın.
I know it's benign.
İyi huylu olduğunu biliyorum.
But it ruptured, and I needed emergency surgery. I had a uterine myoma, benign.
İyi huyluydu… ama patladı ve acilen ameliyat olmam gerekti.
Evidently extremely benign.
Besbelli bir şekilde iyi huyluymuş.
Completely benign.- Okay. Come.
Tamam.- Hadi. Tamamiyle zararsız.
Furnace Seventeen Benign Stop… Nine Daybreak.
On yedi. Dur. Fırın. Sevecen. Şafak. Dokuz.
Benign means.
İyi huylu demek.
Results: 214, Time: 0.0813

Top dictionary queries

English - Turkish