BICYCLES in Turkish translation

['baisiklz]
['baisiklz]
bisiklet
bike
bicycle
biking
bisikletler
bike
bicycle
biking
bisikletleri
bike
bicycle
biking
bisiklete
bike
bicycle
biking

Examples of using Bicycles in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I remember one time… my little brother home bicycles. he brought me and.
Bir keresinde, bana ve ufak kardeşime bisiklet getirmişti.
Alcoholics don't even ride bicycles, buddy. Because that is ridiculous!
Çünkü saçma! Alkolikler bisiklete binemez, dostum!
Bicycles are affecting people.
Bisikletler insanları etkiliyor, çocuklarından koparıyor.
There are thousands of them, and only Copenhagen is said to boast more bicycles.
Ve sadece Kopenhag da daha fazla bisiklet vardır. Onlardan binlerce vardır.
Alcoholics don't even ride bicycles, buddy. Because that is ridiculous!
Alkolikler bisiklete binemez, dostum! Çünkü saçma!
Bicycles fly everywhere,
Bisikletler etrafta uçuyor,
Yet others are giving up altogether on driving to work-- turning to public transportation or bicycles.
Bazılarıysa işe arabayla gitmekten toptan vazgeçip toplu taşımacılık veya bisiklete dönüyorlar.
Competitors use track bicycles which do not have brakes or freewheels.
Yarışmalarda fren ve arka dişlinin bulunmadığı bisikletler kullanılır.
We must look out for two bright new bicycles.
Pırıl pırıl yeni iki bisiklete dikkat edelim.
We have carts and bicycles.
Atlı araba, bisikletler.
Plastic bags, computers, bicycles.
Naylon torbalar, bilgisayarlar, bisikletler… tombala kartları.
Like riding a bicycle, or… Do you ride bicycles?
Bisiklete binerken ya da… Bisiklete biniyor musun?
How many bicycles do you have?
Kaç tane bisikletin var?
Talk more about how you hate Europe and bicycles.
Avrupalılara ve bisikletlerine olan nefretinden biraz daha söz etsene.
My doctor said bicycles are bad for you.
Doktorum bisikletin benim için kötü olduğunu söyledi.
I love bicycles!
Bisikletlere bayılırım!
Did you know that bicycles can be insured? But our aircraft carriers can't?
Bisikletlerin sigortalanabildiğini ama bizim uçak gemilerimizin sigortalanamadığını biliyor muydun?
All my friends have bicycles. I want one too!
Bütün çocukların bisikleti var ve ben de istiyorum!
Our bicycles, they're locked together.
Bisikletlerimiz birbirine kilitli.
Well, I suppose it's just what these overbred bicycles deserve.
Evet, sanırım bu aptal bisikletlerin hakettiği muamele de bu olsa gerek.
Results: 321, Time: 0.0442

Top dictionary queries

English - Turkish