BIG HAT in Turkish translation

[big hæt]
[big hæt]
büyük şapka
big hat
kocaman bir şapka
big hat
a huge hat
büyük şapkayı
big hat
büyük şapkalı
big hat
büyük şapkamı
big hat

Examples of using Big hat in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Such a big hat for such a small gnome.
Böyle küçük bir bahçe cücesinin üzerinde böyle büyük bir şapka.
A big hat that shades your face and neck.
Yüzünü, boynunu kapatan büyük bir şapka.
Like a hat, a big hat that goes.
Bir şapka gibi, Büyük bir şapka gidiyor.
And a ten-gallon's a big hat.
Herkes kovboy şapkası giyer ve Ten-Gallon büyük bir şapkadır.
Thank you.- And this time I see a big hat.
Teşekkürler.- Bu sefer büyük bir şapka görüyorum.
And a ten-gallon's a big hat.
On Galon da en büyük olanıydı.
If you're a good girl, when I get to Paris I will buy you a big hat… with a long,
Eğer uslu durursan Parise gittiğimde sana kocaman bir şapka alırım. Üstünde
When I get to Paris, I'm going to buy her a big hat with a long feather on it.
Parise gittiğimde, ona uzun tüylü kocaman bir şapka alacağım.
Maybe you're right. But if they're laughing at this, I'm glad I didn't wear the big hat.
Olabilir. Ama buna gülüyorlarsa büyük şapkayı takmadığım iyi olmuş.
And my big hat for lunch. Now, I will wear my green slacks in the morning.
Şimdi, sabah yeşil bol pantolonumu giyeceğim… öğle yemeği için de büyük şapkamı.
Now, I will wear my green slacks in the morning and my big hat for lunch.
Şimdi, sabah yeşil bol pantolonumu giyeceğim öğle yemeği için de büyük şapkamı.
Disguised as a beggar, a big hat pulled down over his face, Robin Hood took to the stage.
Kocaman bir şapkanın yüzünü gizlediği dilenci kılığındaki Robin Hood müsabaka için yerini almış.
He was wearing a hat, a big hat with mirrors on, and he had long hair.
Üzerinde aynalar olan bir şapka, büyük bir şapka takıyordu ve uzun saçları vardı.
cos it would be a straw donkey or a big hat.
getirse getirse hasır eşek veya büyük bir şapka getirirdi.
The 2008-09 championships took place between December 25 and 27, 2008 at the Big Hat arena in Nagano.
Yılında şampiyona 25-27 Aralık 2009da Nagano Big Hat Arenada yapılmıştır.
Boy, I knew Mumbo had a big head, but I never realized he had such a big hat.
Dostum, Mumbonun kocaman bir kafası olduğunu biliyordum ama o kadar büyük bir şapkası olduğunu hiç anlamamıştım.
He walks the Earth with one eye and a big hat and an eight-legged horse disguised as a traveller to see if people's nice to him
Tek gözlü, büyük bir şapka ve 8 bacaklı bir atla dünyada geziyor. Bir gezgin kılığına giriyor,
Everyone around here wears a big hats.
Büyük şapka giyer söylemlerine gelme sakın.
I think you need bigger hats or a smaller head.
Sana büyük şapka ya da küçük kafa gerektiğini.
You know what they say about men with big hats?
Büyük şapkalı erkekelr hakkında nederler bilirsiniz?
Results: 48, Time: 0.0536

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish