BIOLOGICAL CLOCK in Turkish translation

[ˌbaiə'lɒdʒikl klɒk]
[ˌbaiə'lɒdʒikl klɒk]
biyolojik saat
biological clock
biyolojik saatim
biological clock
biyolojik saatini
biological clock
biyolojik saati
biological clock

Examples of using Biological clock in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
No. Just another woman nearing 40 obsessed with her biological clock.
Hayır. 40ına yaklaşırken biyolojik saatine kafayı takmış başka bir kadın sadece.
We can't move according to your biological clock.
Biyolojik saatine göre hareket edemeyiz.
I thought I heard your biological clock ticking.
Biyolojik saatinin alarm verdiğini sanıyordum.
Remember, your biological clock is ticking.
Unutma, biyolojik saatin ilerliyor.
Your biological clock is ticking, and you can't turn it back.
Sizin biyolojik saatiniz ilerliyor, ve onu geri döndüremezsiniz.
Is ticking, my friend. See, that's because your biological clock.
Bak, biyolojik saatin işliyor sevgili dostum.
Before their biological clock ticks down. I believe women feel pressure to get married.
Kadınların biyolojik saatlerinden önce evlenmek zorunda… olduklarına inandıklarını düşünüyorum.
That's just Grace's way of saying that her biological clock is barking.
Bu Gracein biyolojik saatinin havladığını söyleme yolu.
And your biological clock stopped ticking.
Ve biyolojik saatin durdu.
Your biological clock is definitely ticking.- What?
Biyolojik saatin işliyor.- Ne?
Your biological clock must be digital?
Biyolojik saatin dijital mi?
Your biological clock is quite accurate.
Biyolojik saatin çok hassas.
Your biological clock is ticking?
Biyolojik saatin mi işliyor?
Your biological clock is ticking.
Biyolojik saatin işliyor.
Women have a biological clock that starts to tick after the age of 30.
Yaş 30u geçince kadınların biyolojik saatleri işlemeye başlar.
I mean, where's the biological clock?
Yani, nerede senin biyolojik saatin?
Even the toughest spies in the world are just racing against that biological clock.
Dünyanın en katı ajanı bile içindeki biyolojik saatle yarışır.
Because your biological clock slows down relative to those you leave behind.
Çünkü geride bıraktıklarınıza göre biyolojik saatiniz yavaşlar.
your unfailing biological clock, and the discomfort I felt.
senin şaşmaz biyolojik saatin ve bendeki huzursuzluk.
And your biological clock stopped ticking.
Ve biolojik saatin durdu.
Results: 118, Time: 0.0462

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish