BIRTHMARK in Turkish translation

['b3ːθmɑːk]
['b3ːθmɑːk]
doğum izi
doğum işareti
doğum leken
doğum lekesini
doğum lekeni
bir leke
stain
spot
smudge
mark
blemish
is a smidge
a speck
a stigma
blob

Examples of using Birthmark in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
She says it's a birthmark, but it doesn't look like anything I have seen.
Doğum lekesi olduğunu söyledi, ama gördüğüm başka lekelere hiç benzemiyordu.
I'm going to kiss that lovely birthmark on your neck.-Me?
Boynundaki tatlı doğum lekesini öpeceğim. -Ben mi?
Show us your birthmark. To your room!
Bize doğum lekeni göster. Odana dedim!
Cool birthmark, by the way.
Bu arada, doğum leken güzelmiş.
There wasn't a birthmark in that photo!
O fotoğrafta doğum izi yoktu!
A legacy. I have had this birthmark since I was born.
Bir miras. Bu doğum lekesi doğduğumdan beri geçmedi.
I love this heart-shaped birthmark she has on her neck. I love her knees.
Boynundaki kalp şeklinde olan doğum lekesini seviyorum. Dizlerini seviyorum.
Maybe you should show your birthmark, because people might like it.
Doğum lekeni gösterebilirsin, belki insanlar beğenir.
He has a birthmark, Your Grace.
Doğum izi var, Majesteleri.
the black guy had a birthmark on his right shoulder.
zencinin sağ omzunda doğum lekesi vardı.
Your birthmark. You know I love.
Onu sevdiğimi… Doğum lekeni.
No birthmark.
Doğum izi yok.
You have a birthmark below your chest on your left side.
Göğsünün sol tarafında doğum lekesi var.
This birthmark.
Bu doğum izi.
And I repeat, He may have A scar or a birthmark.
Bir yara izi veya doğum lekesi olabilir.
She had a birthmark too.
Onda bir de doğum izi vardı.
She says he has a small butterfly-shaped birthmark on his forearm.
Yazdığına göre kolunun önünde kelebek şeklinde doğum lekesi varmış.
The left side has Matsuki's birthmark.
Sol tarah Matsukinin doğum izi.
Ah, by the way, didn't she have a birthmark here?
Bu arada… onun burada doğum lekesi yok muydu?
She, uh… She had a birthmark too.
Onda… Onda bir de doğum izi vardı.
Results: 197, Time: 0.048

Top dictionary queries

English - Turkish