BLED OUT in Turkish translation

[bled aʊt]
[bled aʊt]
kanamadan ölmüş
bled
kanı içilmiş

Examples of using Bled out in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Dan bled out, prospects are barely hanging in.
Dan çok kan kaybından öldü, prospectler zar zor dayanıyor.
Made me watch while it bled out.
Kan kaybederken onu izledim.
Baby girl bled out. Exsanguination.
Yavrucak kan kaybından ölmüş.
Tell her that Daddy almost bled out in a shipyard?
Babasının bir tersanede kan kaybettiğini mi söyleyeceksin?
I told them she bled out two units and if it happened again, she would die.
Onlara iki ünite kanı aktığını ve tekrarı halinde öleceğini söyledim.
Crashed and bled out, dead!
Sapır sapır döküldüler, kanları aktı ve öldüler!
By the time the ambulance got there, she was already dead. She bled out so quick.
Kanaması o kadar fazlaydı ki… ambulans geldiğinde çoktan ölmüştü.
Until they are bled out.
Ta ki onların akacak kanı olmayana kadar.
But if the victim bled out slowly, why would the blood be concentrated here?
Fakat kurbanın kanaması yavaşsa niye kurbanın kanı burada yoğunlaşmış olsun?
The vic was stabbed and bled out before the paramedics arrived.
Kurban bıçaklanmış ve ambulans gelmeden kan kaybından ölmüş.
He was shot in the leg and bled out.
Bacağından vuruldu ve kan kaybından öldü.
There's a lot of it. The victim probably bled out.
Çok var, maktul muhtemelen kan kaybından ölmüş.
Bled out all over the pavement.
Tüm kaldırıma kanları yayılmış.
Bled out in 30 seconds.
Saniye içerisinde vücudundaki tüm kan boşalıyor.
So the bank manager bled out.
Yani banka müdürü kan kaybından ölmüş.
Then he bled out onto the floor.
Düşünce o zaman kanı zemine akmış.
A man just bled out.
Az önce bir adam öldü.
You lost a leg and bled out on the table. We, um.
Bir bacağını kaybettin ve ameliyat masasında kanamadan öldün.
Bled out. Incision to her thigh.
Kalçasından bir kesikle vücudundaki kan boşaltılmış.
Bled out from a lacerated liver.
Yırtılan karaciğerin kanaması.
Results: 65, Time: 0.0448

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish