BONEHEAD in Turkish translation

mankafa
blockhead
shithead
butthead
bonehead
dickhead
meathead
arseling
chump
knucklehead
numbskull
kemik kafa
bonehead
kalın kafalı
kemikkafa
bonehead
dangalak
idiot
twat
douche
ass
dummy
blockhead
klutz
twit
bonehead
nincompoop
aptalca
stupid
idiot
dumb
fool
silly
foolish
dummy
moron
jerk
dumbass
salakça
idiot
stupid
dumb
fool
moron
silly
dummy
jerk
dumbass
sucker
bonehead
taş kafa
blockhead
the stone head
rockhead
rock head
bonehead
hard head
aptalcı
stupid
idiot
dumb
fool
silly
foolish
dummy
moron
jerk
dumbass

Examples of using Bonehead in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I mean, you know, I did some bonehead things when I was young.
Yani bilirsiniz, Bende gençken aptalca şeyler yaptım.
He wasn't like me and Noel, or like Bonehead.
O benim, Noel veya Bonehead gibi biri değil.
safe your mansion is, you babbling bonehead.
seni geveze mankafa. Öyle mi?
Say your prayers, bonehead.
Son duanı et, Kemikkafa.
Don't worry, bonehead.
Merak etme kalın kafalı.
Okay, bonehead, you want it.
Pekala, taş kafa, bunu kendin istedin.
I guess I need to call and let him know what a bonehead mistake he made.
Salakça bir yanlış yaptığını söylemem gerek. Sanırım onu arayıp ne kadar.
You, too, bonehead.
Sen de dangalak!
That was a bonehead move back there.
Orada yaptığın çok aptalca bir hareketti.
So what do you wanna do, bonehead?
Peki ne yapmak istiyorsun kemik kafa?
She's a he, bonehead.
O bir erkek, mankafa!
And"hurt" is girl-speak for, Call now, bonehead.
Ve'' kırgın'' kızların dilinde, Beni hemen ara kalın kafalı'' demek.
He was injured? He felt well enough to scream out bonehead'' before he left.
Yaralandı mı? Kaçmadan önce, taş kafa diye bağıracak kadar iyiydi.
Nope, bonehead. Bye then.
Hoşça kal. Hayır, kemik kafa.
You will not believe what a bonehead Darrin is. Oh.
Darrinin ne kadar dangalak olduğuna inanmazsın.
For sure. And I hope you learned your lesson, bonehead.
Tabii ki.- Umarım hatandan ders almışsındır, mankafa.
That was a bonehead move to open up the inside like that!
Çok aptalcı bir hareketti kimse böyle iç tarafı açmaz!
For sure. And I hope you learned your lesson, bonehead.
Elbette. Umarım dersini almışsındır, kemik kafa!
And I hope you learned your lesson, bonehead. For sure.
Tabii ki.- Umarım hatandan ders almışsındır, mankafa.
Morning, bonehead.
Günaydın, kemikkafa.
Results: 133, Time: 0.0803

Top dictionary queries

English - Turkish