BUFFOON in Turkish translation

[bə'fuːn]
[bə'fuːn]
soytarı
clown
buffoon
jester
fool
joker
harlequin
scaramouche
juggler
aptal
stupid
idiot
dumb
fool
silly
foolish
dummy
moron
jerk
dumbass
palyaço
clown
joker
şaklabana
clown
buffoon
joker
salak
idiot
stupid
dumb
fool
moron
silly
dummy
jerk
dumbass
sucker
soytarısı
clown
buffoon
jester
fool
joker
harlequin
scaramouche
juggler
soytarıyı
clown
buffoon
jester
fool
joker
harlequin
scaramouche
juggler
soytarıyla
clown
buffoon
jester
fool
joker
harlequin
scaramouche
juggler

Examples of using Buffoon in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
She and this are suddenly an item. tangerine-tinted buffoon.
Şu mandalina rengi soytarıyla birliktelermiş.
I'm trembling You old buffoon!
Korkuyorum! Yaşlı aptal!
I played the buffoon while he squandered a fortune on his vulgar appetites.
O bayağı açlığının üzerine servet kurarken ben burada soytarıyı oynadım.
Tangerine-tinted buffoon… are suddenly anitem. Apparently.
Şu mandalina rengi soytarıyla birliktelermiş.
It's a trick, you buffoon.
Bu bir aldatmaca, seni aptal!
Hero Cop Saves Helpless Buffoon.
Kahraman Polis Çaresiz Soytarıyı Kurtardı.
Are suddenly an item. tangerine-tinted buffoon… Apparently, she and this.
Şu mandalina rengi soytarıyla birliktelermiş.
Are suddenly anitem. Apparently, she and this tangerine-tinted buffoon.
Şu mandalina rengi soytarıyla birliktelermiş.
Here he plays Shakespeare's Falstaff, a buffoon shot in deep space.
Burada Shakespearein Falstaffını, bir soytarıyı oynuyor derinlik içinde.
You didn't tell me this buffoon drugged him.
Bu soytarının onu ilaçladığını bana söylemedin.
Get rid of this buffoon!
Bu soytarıdan kurtulun!
We are all sick of that buffoon being protected by his father.
Hepimiz o şaklabanın, babası… tarafından korunmasından bıktık.
What about the buffoon lessons?
Palyaçoluk derslerine ne demeli?
It's no excuse to leave us at the mercy of that buffoon, Vanstone.
O Vanstone soytarısıyla bizi baş başa bırakmaya mazeret değil.
I adore you! Don't let some buffoon ruin everything!
Bazı soytarıların her şeyi mahvetmesine izin verme. Sana tapıyorum!
Get off!- Get rid of this buffoon!
Bu soytarıdan kurtulun!
I can't believe you let that buffoon manipulate you.
Bu soytarının seni manipüle etmesine izin vermene inanamıyorum.
Get rid of this buffoon!- Get off!
Bu soytarıdan kurtulun!
Brigadier Shivy Talpade… of the buffoon battalion.
Şaklaban taburunun generali Shivy Talpade.
Ringtail may be a buffoon, but he's a relatively harmless buffoon.
Halka kuyruk palyaço olabilir… f… akat palyaçodan nispeten daha zararsız.
Results: 217, Time: 0.1016

Top dictionary queries

English - Turkish