BURN EVERYTHING in Turkish translation

[b3ːn 'evriθiŋ]
[b3ːn 'evriθiŋ]
her şeyi yak
her şeyi yakın
her şeyi yakmak
herşeyi yakın
herşeyi yak

Examples of using Burn everything in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Burn everything.
Her şeyini yak.
Burn everything!
Burn everything? My advice is to stay clear.
Her şeyi yakmalı mı? Benim tavsiyem uzak dur.
Burn everything down.
Her şeyini yakıp yıkacağım.
All right, burn everything!
Tamam, her şeyi yakın! Hemen yakın!
I figured we would drink a little and then burn everything.
Düşündüm ki, biraz içer ve sonra her şeyi yakarız.
So wife, kids, home, me burn everything.
Karım, çocuklarım, evim hepsi yandı kül oldu.
Burn this village, burn everything… either they will come out
Köyü yakın, herşeyi yakın… ya ortaya çıkarlar
And… could you ask George to clean up mother's bedroom… and burn everything he can find?
Bir de Georgedan annemin odasını temizlemesini ve bulduğu her şeyi yakmasını isteyebilir misin?
Kavya, don't you dare give a reply to his"I love you". Burn everything!
Kavya, sakın onun'' Seni seviyorum demesine karşılık verme. Yak her şeyi!
This mineral has rays that burn everything, it must be a completely unknown type of mineral.
Bu mineral her şeyi yakan bir ışın yayıyormuş, kesinlikle bilinmeyen türde bir mineral olmalı.
And you're hanging with a guy who burns everything he touches.
Ve dokunduğu her şeyi yakan biri ile takılıyorsun.
I want to savor that battle again… that burns everything to its core.
Her şeyi yakan o dövüşün bir kez daha tadını çıkarmak istiyorum.
Juan burned everything.
Juan her şeyi yaktı.
They burnt everything.
Onlar her şeyi yaktı.
Love burnt everything and made me forget all.
Ask herseyi yakti ve bana herşeyi unutturdu.
Sherman burns everything, and your family and mine come out equal in poverty.
Sherman her şeyi yakınca senin ve benim ailem garibanlıkta eşit oldu.
Burned everything, even water.
Herşeyi yakardı, suyu bile.
Put this fire out, Gennaro, before it burns everything.
Her şeyi yakmadan önce, bu yangını söndür Gennaro.
And burns everything to ashes.
Ve her şeyi yakıp kül eder.
Results: 43, Time: 0.0509

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish