LOST EVERYTHING in Turkish translation

[lɒst 'evriθiŋ]
[lɒst 'evriθiŋ]
herşeyini kaybetti
her şeyini kaybeden
her şeyini yitirmiş
her şeyi kaybeden
her şeyi kaybetti
her şeylerini kaybetmiş
herşeyini kaybetmiş
herşeyimi kaybettim
herşeyi kaybetti
her şeyi kaybetmiştim
her şeyi kaybettiğini

Examples of using Lost everything in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sad. Red lost everything.
Çok üzücü. Red her şeyini kaybetti.
and my mom lost everything.
ve annem herşeyini kaybetti.
The guy lost everything.
Tom lost everything.
Tom her şeyi kaybetti.
But I lost everything, too. I know you can never get over what happened.
Ama ben de her şeyimi kaybettim. Olanları asla atlatamazsın, biliyorum.
You won another battle against some speed freak, and I lost everything.
Bense her şeyi kaybettim. Sen bir hız ucubesine karşı daha sınavını kazandın.
My family lost everything that day.
Ailem o gün her şeyini kaybetti.
When you stopped You-Know-Who Black lost everything.
Sen İsmi-lazım-değili durdurduğunda, Black herşeyini kaybetti.
Lost everything- wife, kids, house.
Her şeyini kaybetmiş; karısını, çocuklarını, evini.
Lost everything his partners gave him, the employee pension fund our whole company.
Ortaklarının verdiği her şeyi kaybetti. Şirket çalışanlarının emeklilik fonlarını da.
I lost everything though.
Ama ben her şeyimi kaybettim.
And I lost everything. You won another battle against some speed-freak.
Bense her şeyi kaybettim. Sen bir hız ucubesine karşı daha sınavını kazandın.
My family lost everything they had in counterfeit National Defense Bonds.
Ailem ulusal savunma hisseleri kalpazanlığında her şeyini kaybetti.
When you stopped You-Know-Who… Black lost everything. Sorry.
Özür dilerim. Sen İsmi-lazım-değili durdurduğunda, Black herşeyini kaybetti.
You're a man who lost everything.
Sen her şeyini kaybetmiş bir adamsın.
I'm to manipulate someone who's lost everything.
Ben herşeyini kaybetmiş birisini manipule etmek için buradayım.
Sami lost everything.
Sami her şeyi kaybetti.
Lost everything.
Her şeylerini kaybetmiş.
Then I was crushed under a mountain of debt, lost everything.
Sonra birden borç yığını altında ezildim, her şeyimi kaybettim.
What?- I have lost everything.
Ne oldu?- Her şeyi kaybettim.
Results: 347, Time: 0.0512

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish