KAYBOLDU in English translation

disappeared
yok
kayboluyor
görünmez
kaybolmak
ortadan kaybol
yokolmak
vanished
yok
kayboluyor
kaybolduğunu
ortadan kayboldu
kaybolan
ortadan yok
kayıplara
is missing
bayan
miss
disappears
yok
kayboluyor
görünmez
kaybolmak
ortadan kaybol
yokolmak
disappear
yok
kayboluyor
görünmez
kaybolmak
ortadan kaybol
yokolmak
gone missing
are missing
bayan
miss

Examples of using Kayboldu in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sevgi kayboldu.
The love is gone.
O kayboldu, ben nerede olduğumuzu kesinlikle biliyorum.
She's lost. I actually know exactly where we are..
Yangında kayboldu, doğru mu? Ve sattığı bütün değerli eşyalar?
And all the valuables he traded were lost in the fire, correct?
Logan Bartlett kayboldu.
Logan Bartlett, disappears.
Bizden biri kayboldu beyler. Onu geri alacağız.
One of ours is missing, guys, and we're gonna get him back.
Şimdi, geminin yarısı kayboldu.
Now, half of the hull has gone.
Yine nereye kayboldu?
Where did he go again?
Onları salmayın. Daha öyle oldu ve adamlar kayboldu.
It happened before and the men got lost. Do not release them.
Sen de maaş çekinde ismi yazılı adamlara paraları neden kayboldu açıklarsın.
And then you can explain to all the men on your payroll why their money is gone.
O kendisini kopardı, kayboldu ve kendi istediği hayatı yaşadı.
To cut himself off, disappear and live the life he led.
O kayboldu. Ben nerede olduğumuzu biliyorum.
She's lost. I actually know exactly where we are..
Sınır hattı ve cam sihirli bir şekilde kayboldu.
You can't see the boundary line, and the fragment… magically… disappears.
Panzehir bilgisi kayboldu ve onu bulmak istiyorum.
The data is missing, and I want you to find it.
Roy McAvoyun ikinci delikteki… ikinci vuruşu, ormanın derinliklerinde kayboldu.
Roy McAvoy's second shot at the second hole has gone deep into the woods.
Haylaz çocuk, şimdi nereye kayboldu?
The rascal, where did he go now?
Sen kazandın! Kaptan, basınç kayboldu.
You win! Pressure is gone, Captain.
Eskiden, bir çocuk bu ormanda kayboldu. Tamam.
Once, a boy got lost in these woods. Okay.
Ve şimdi de walter kayboldu. annemle şu herif tekrar birlikteler.
And now Walter's gone, too, and mom and Mr. Merlyn are back at it.
O kayboldu. Bekleyin.
Hang on.- She's lost.
Burada insanlar kayboldu, Söyle dedim.
People disappear here; Say it.
Results: 4451, Time: 0.0315

Top dictionary queries

Turkish - English