CAIRO in Turkish translation

['kairəʊ]
['kairəʊ]
cairo
cairo cairo
kahireye kadar

Examples of using Cairo in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
No Cairo chore to get out of?
Kahire gibi kaçacağın sıkıcı iş yok mu?
You think that Cairo was because it suited me.
Kahirenin bana uygun olduğunu düşünüyorsun.
On 24 May 1919 Nazli married Sultan Fuad I at Bustan Palace, Cairo.
Mayıs 1919da Nazlı, Kahiredeki Bustan Sarayında Sultan Fuad ile evlendi.
Sami owns hundreds of acres of land south of Cairo.
Sami, Kahirenin güneyinde yüzlerce dönüm araziye sahiptir.
Sami posed as a nurse at a Cairo hospital when he was just sixteen.
Sami henüz on altı yaşındayken bir Kahire hastanesinde hemşire olarak çalışıyordu.
Sami wanted to meet women n Cairo.
Sami, Kahiredeki kadınlarla tanışmak istiyordu.
Sami started to put a lot more money into his Cairo house.
Sami, Kahiredeki evine daha fazla para koymaya başladı.
The statement transmitted by the Cairo this morning says that.
Bu sabah itibariyle Kahireden alınan haberlere göre.
The Delta begins slightly down-river from Cairo.
Delta, Kahireden sonra yavaş yavaş akış-aşağı duruma geçer.
I miss Cairo already.
Kahireyi şimdiden özledim.
I'm very surprised you haven't visited Cairo earlier.
Kahireyi daha önce ziyaret etmemenize çok şaşırdım.
In 1945, the Jewish quarter of Cairo was severely damaged.
Te Kahiredeki Yahudi mahallesi hasar gördü.
It gives me great pleasure to present Miss Eve Cairo.
Bayan Eve Kahireyi sunmak bana çok zevk veriyor.
Thank you. Now watch Miss Cairo and particularly the table.
Şimdi Bayan Kahireyi ve özellikle de masayı seyredin. Teşekkür ederim.
Watch Miss Cairo and particularly the table. Lights!
Bayan Kahireyi ve özellikle de masayı izleyin. Işıklar!
They want us in Cairo next week for the opening of the exhibit.
Kahireye çağırıyorlar. Bizi haftaya sergi açılışı için.
Now watch Miss Cairo and particularly the table.- Thank you.
Şimdi Bayan Kahireyi ve özellikle de masayı seyredin. Teşekkür ederim.
Lights! Watch Miss Cairo and particularly the table!
Bayan Kahireyi ve özellikle de masayı izleyin. Işıklar!
And we're seeing large clusters in from frankfurt and cairo.
Frankfurt ve Kahirede de geniş çaplı kümeler söz konusu.
And we're seeing large clusters in from frankfurt and cairo.
Frankfurt ve Kahirede de genis çapli kümeler söz konusu.
Results: 571, Time: 0.0734

Top dictionary queries

English - Turkish