CAREER in Turkish translation

[kə'riər]
[kə'riər]
kariyer
career
meslek
profession
occupation
career
trade
job
vocational
business
work
in
kariyeri
career
mesleği
profession
occupation
career
trade
job
vocational
business
work
in
mesleğinde
profession
occupation
career
trade
job
vocational
business
work
in

Examples of using Career in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
No singing career.
Müzik kariyerimiz yok.
When you got a career, you look at your watch,
Kariyeriniz olunca, saatinize baktığınızda,
Cause there ain't enough time when you got a career.
Çünkü kariyeriniz olunca, zaman hiç yetmez.
I'm sure there's a direct correlation between Vince's career and your anti-ageing regimen.
Eminim Vincein kariyeriyle, senin rejimlerin arasında bağlantı vardır.
A career felon smited in two?
İkiye bölünmüş kariyerli bir suçlu?
Loughran wiped the ring with the Bulldog's career.
Buldokun kariyeriyle ringin yerlerini sildi.
Lieutenant Ransom is career military.
Teğmen Ransom kariyerli bir asker.
Every architect can point to that one design that changed their career.
Bütün mimarlar kariyerlerini değiştiren bir tasarımı özellikle belirtirler.
I mean, it's not just your career. It's mine, too.
Yani sadece sizin kariyeriniz değil, benimkisi de işin içinde.
I think our TV career is over.
Sanırım televizyon kariyerimiz son buldu.
Of the cops go their whole career without firing their weapon outside the range.
Polislerin% 95i bütün kariyerleri boyunca silahlarını poligon dışında ateşlemez.
Let's just make it more about my career.
Biraz da benim kariyerimle ilgili bir şeyler yapalım.
That's the high point of our career?
Bu mu kariyerimizin doruk noktasıydı?
We have a career.
Bir kariyerimiz var.
There's more to life than a career, you know.
Hayatta kariyerden başka şeyler de var.
My father had a strategic plan in terms of how Mom's career was going to go.
Babamın, annemin kariyeriyle ilgili stratejik bir planı vardı.
He… he's having problems with his career, isn't he?
Onun kariyeriyle ilgili sorunları var, değil mi?
I tell you I will support any career decision you make.
Kariyerimle ilgili bütün kararları destekleyeceğini söylemiştim.
Both players have won the Career Grand Slam winning all four majors at least once.
Aşağıdaki oyuncular kariyerleri boyunca bir veya birden fazla Grand Slam kazanmışlardır.
My future sister-in-law is a potential witness in the biggest case in Patty's career.
Gelecekteki görümcem Pattynin kariyerindeki en büyük davanın potansiyel tanığı.
Results: 7031, Time: 0.0847

Top dictionary queries

English - Turkish