CHAIRS in Turkish translation

[tʃeəz]
[tʃeəz]
sandalye
chair
seat
wheelchair
fauteuils
koltuk
seat
chair
couch
sofa
iskemle
chair
stool
seat
sandalyeler
chair
seat
wheelchair
fauteuils
sandalyeleri
chair
seat
wheelchair
fauteuils
sandalyelerini
chair
seat
wheelchair
fauteuils
koltukları
seat
chair
couch
sofa
koltuğu
seat
chair
couch
sofa
koltuklarımız
seat
chair
couch
sofa
iskemleleri
chair
stool
seat
iskemlelerin
chair
stool
seat

Examples of using Chairs in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Four or five large chairs.
Dört, beş büyük koltuk.
I wouldn't dare. We will cover the chairs.
Koltukları kaplarız. Cesaret edemem.
We have got comfy chairs, did I mention?
Rahat koltuklarımız var, bahsetmiş miydim?
It's weird that chairs even exist when you're not sitting on them. Oh, wow.
Üstlerine oturmadıkça iskemlelerin var olması çok garip. -Vay canına.
Again.-Nice captain's chairs, huh? Thanks.
Kaptan koltuğu güzel, değil mi? Yine. Teşekkürler.
Now Daddy will tie the chairs together so you won't tall.
Şimdi baban iskemleleri birbirine bağlayacak ve bir daha düşmeyeceksin.
Ooh, sturdy table, comfy chairs.
Ooh, sağlam masa, rahat koltuklar.
He donated 50 folding chairs to Father Shea's bingo night.
Peder Sheanın tombala gecesi için 50 katlanır iskemle bağışladı.
Big sectional here and chair or like sofa and two chairs.
Buraya büyük bir köşe takımı ve koltuk veya kanepe ve iki koltuk.
I'm just gonna try to move the chairs again.
Koltukları tekrar hareket ettirmeye çalışacağım.
That's why we have comfortable chairs.
Neden rahat koltuklarımız var sanıyorsun.
Again. Thanks.- Nice captain's chairs, huh?
Kaptan koltuğu güzel, değil mi? Yine. Teşekkürler?
It's weird that chairs even exist when you're not sitting on them.
Üstlerine oturmadıkça iskemlelerin var olması çok garip.
Coffee, paint, computer chips and lawn chairs.
Kahve, boya, bilgisayar parçaları ve bahçe iskemleleri.
comfy chairs.
pofuduk koltuklar, orman.
Booth. They're just a bunch of chairs.
Koltuklar, Booth. Sadece birkaç koltuk işte.
There are only five chairs. this is our table.
Masamız bu.- Beş iskemle var.
Mom lends you those chairs.
Annem bu koltukları, size ödünç verdi.
Thanks.- Nice captain's chairs, huh? Again.
Kaptan koltuğu güzel değil mi? Teşekkürler. Yine.
That's why we have comfortable chairs.
Bu yüzden rahat koltuklarımız var.
Results: 2080, Time: 0.0753

Top dictionary queries

English - Turkish