Examples of using Koltuk in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
ortadan keselim ve iki koltuk yapalım.
Ne? Niçin onlara bir koltuk almıyoruz?
Yeni koltuk düzeni.
Koltuk, perde rengi
Dört, beş büyük koltuk.
Vito Taksi, elektrikli sürgülü kapı ve altı kişilik koltuk içerir.
Paranız varsa koltuk almayın. Değil mi?
Buraya büyük bir köşe takımı ve koltuk veya kanepe ve iki koltuk.
Proje 40.882 koltuk kapasiteliydi.
Beşik koltuk falan alırsan nereden anlasın ki polis?
Koltuklar, Booth. Sadece birkaç koltuk işte.
Gördüğünüz son şey o berbat koltuk olacak.
Daha fazla koltuk lazım.
Vay canına, burda bir koltuk var.
Daha fazla koltuk lazım.
Daha fazla koltuk lazım.
Ford?- Sanırım ben bir koltuk oldum.- Evet?
Bu ikisi de onların önünde olsun. Bu üç koltuk yanyana olsun.
Evet.- Sanırım ben bir koltuk oldum.- Ford?
Büyük bir yuvarlak masa, altı koltuk.