COATING in Turkish translation

['kəʊtiŋ]
['kəʊtiŋ]
kaplama
hull
plate
coating
siding
veneer
casing
covering
overlay
crown
anodized
tabaka
plate
dish
platter
bowls
saucer
kaplanmış
grab
get
pot
containers
take
pick up
the beaker
snag
kaplayan
covers
occupying
coating
kaplamayı
hull
plate
coating
siding
veneer
casing
covering
overlay
crown
anodized
kaplamanın
hull
plate
coating
siding
veneer
casing
covering
overlay
crown
anodized
kaplaması
hull
plate
coating
siding
veneer
casing
covering
overlay
crown
anodized

Examples of using Coating in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Finish coating her I will stall it for as long as I can.
Onu kaplamayı bitirin, Mandragorayı mümkün olduğunca fazla oyalacağım.
We could melt it and pour it from above, like a coating.
Kurşunu eritip, yukarıdan damlatamaz mıyız, kaplama gibi yani.
Coating… uh, painting mostly.
Kaplama… uh, çoğunlukla boyayarak.
Surface treatment In the Coating Workshop It's kind of.
Bir tür… kaplama atölyesinde yüzey işlemeci.
Where's your roof coating?
Çatı kaplaman nerede?
Teflon-nanotube coating is used on some textiles.
Teflon nanotüp kaplamalar bazı tekstil ürünlerde kullanılır.
Tempered steel with aluminum coating.
Alüminyum kaplamayla sertleştirilmiş çelik.
It's got a thick sugar coating, going to break like glass.
Sert şeker kaplaması var, ağızda cam gibi kırılıyor.
The image is captured using a coating of silver salts,
Resim, gümüş tuz katmanı kullanılarak çekilmiş.
Will my stomach need coating?
Benim karnımın da dolması gerekiyor mu?
Like they have some special coating.
Sanki özel bir kaplamaları varmış gibi.
The chocolate coating makes it go down easier.
Daha kolay yutulmasını sağlıyor. Çikolata kaplı olması.
Thin-film linear polarizers are glass substrates on which a special optical coating is applied.
İnce-film lineer polarizörler üzerine özel bir optik kaplama uygulanan cam substratlardır.
The hot wire is just plastic coating.
Akımlı tel sadece plastik kaplamadan ibarettir.
It's an obsolete composition of deck coating used by the navy prior to 1961.
De, Donanmanın kullandığı güverte astarının, eski bir bileşimi.
Those are antibodies, completely encasing the virus nuclei and protein coating.
Onlar antikor, virüs çekirdeğini çevreleyip, proteinle kaplıyorlar.
All the paints dissolve this coating.
Boyanın tamamı tabakada eriyecek.
That barrier coating only lasts 30 seconds.
O bariyer sadece 30 saniye dayanacak.
And it's like a glaze, like a coating.
Sanki bir cila, bir örtü gibi.
It's like a glaze, like a coating.
Sanki bir cila, bir örtü gibi.
Results: 98, Time: 0.0684

Top dictionary queries

English - Turkish