CRANES in Turkish translation

[kreinz]
[kreinz]
vinçler
crane
winch
as the girder
forklift
turnalar
crane
pike
leylekler
stork
marabou
crane
turna
crane
pike
vinç
crane
winch
as the girder
forklift
vinci
crane
winch
as the girder
forklift
vinçleri
crane
winch
as the girder
forklift
turnaların
crane
pike
turnaları
crane
pike
turnalarım
crane
pike

Examples of using Cranes in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
They will import cranes from Hong Kong.
Hong Kongdan vinç ithal edecekler.
Cranes flying low indicate warm weather.
Düşük uçan turnalar sıcak havayı gösterir.
Cranes are flying over Moscow! Look, look!
Bakın, leylekler Moskovanın üzerinden geçiyor!
Cranes!- Yes!
Turna! Evet!
Cars, cranes, life support systems,
Arabalar, vinçler, yaşam destek sistemleri
And, on the other side of the fence, a second shift of cranes waits in the wings.
Çitlerin öbür tarafında turnaların ikinci vardiyası sıralarını bekliyor.
Tower cranes are used in heavy construction.
Kule vinçleri ağır inşaatlarda kullanılır.
I mean like…-Tractors, cranes, big boats.
Demek istediğim traktör, vinç, büyük tekne.
Cranes like ships sailing in the sky I doubt it.
Leylekler, gökyüzünde gemiler gibi süzülüyorlar…- Kuşkuluyum.
Your mother loved them. Cranes.
Turnalar. Annen onları severdi.
According to the Bektashi, cranes are the representation of God on Earth.
Bektaşi kültüründe ise turna, Tanrının yeryüzündeki temsilidir.
All Sadako could do now was to make paper cranes and hope for a miracle.
Sadakonun şimdi yapabileceği bütün şey kağıttan vinçler yapmak ve bir mücize beklemekti.
Believe that cranes carry the souls of the deceased into heaven. The Chinese
Turnaların ölen insanların ruhlarını cennete taşıdığına inanırlar.
All tower cranes on 6th swing your jib arms over the avenue.
Cadde, deki tüm kule vinçleri kollarınızı caddeye yöneltin.
I will get animals, maybe African cranes.
Hayvanlar alacağım, belki Afrika turnaları.
Two cranes are available for holding the parachute of the jumper.
Atlayıcının paraşütünü tutmak için iki vinç mevcuttur.
In Asia, cranes are considered the messengers of the gods.
Asyada turnalar, Tanrıların habercisi kabul edilir.
I always make cranes.
Hep turna yaparım.
And what about these goddamn ghost cranes that keep helping peewee out?
Peki, bizim ufaklığa yardım eden şu hayalet vinçler hakkında ne öğrendiniz?
This is a transitional type structure, which utilizes cranes to lift the components of the building.
Bu, binanın parçalarını kaldırmak için vinçleri kullanan geçici bir yapıdır.
Results: 157, Time: 0.0723

Top dictionary queries

English - Turkish