CREATED EVERYTHING in Turkish translation

[kriː'eitid 'evriθiŋ]
[kriː'eitid 'evriθiŋ]
her şeyi yaratmış
herşeyi yaratmış
herşeyi yaratıp
her şeyi yaratmıştır
yarattığı her şeyi

Examples of using Created everything in English and their translations into Turkish

{-}
  • Ecclesiastic category close
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
who never had a partner in His kingship; who created everything and determined its measure.
Ona mülkünde ortak yoktur, herşeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir.
associate in the dominion, and who hath created everything, and measured it according to a measurement.
hükümranlıkta ortağı bulunmayan, herşeyi yaratıp bir ölçüye göre düzenleyen ve dünyaları uyarmak üzere kuluna hakkı batıldan ayırdeden Kuranı indiren Allah yücelerin yücesidir.
Who has no associate in the kingdom, and Who created everything, then ordained for it a measure.
Ona mülkünde ortak yoktur, herşeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir.
hath He any partner in the Sovereignty. He hath created everything and hath meted out for it a measure.
hükümranlıkta ortağı bulunmayan, herşeyi yaratıp bir ölçüye göre düzenleyen ve dünyaları uyarmak üzere kuluna hakkı batıldan ayırdeden Kuranı indiren Allah yücelerin yücesidir.
who never had a partner in His kingship; who created everything and determined its measure.
mülkünde ortağı yoktur. Her şeyi yaratmış, ona ölçü, biçim ve düzen vermiştir.
has He a partner in His kingdom,(who) created everything and determined its exact measure.
Ona mülkünde ortak yoktur, herşeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir.
has He a partner in His kingdom,(who) created everything and determined its exact measure.
tasarrufta ortağı yoktur ve her şeyi yaratmıştır da mukadderatı takdir etmiştir.
Who has no associate in the kingdom, and Who created everything, then ordained for it a measure.
hükümranlıkta ortağı bulunmayan, herşeyi yaratıp bir ölçüye göre düzenleyen ve dünyaları uyarmak üzere kuluna hakkı batıldan ayırdeden Kuranı indiren Allah yücelerin yücesidir.
associate in the dominion, and who hath created everything, and measured it according to a measurement.
tasarrufta ortağı yoktur ve her şeyi yaratmıştır da mukadderatı takdir etmiştir.
who never had a partner in His kingship; who created everything and determined its measure.
hükümranlıkta ortağı bulunmayan, herşeyi yaratıp bir ölçüye göre düzenleyen ve dünyaları uyarmak üzere kuluna hakkı batıldan ayırdeden Kuranı indiren Allah yücelerin yücesidir.
hath He any partner in the Sovereignty. He hath created everything and hath meted out for it a measure.
tasarrufta ortağı yoktur ve her şeyi yaratmıştır da mukadderatı takdir etmiştir.
has He a partner in His kingdom,(who) created everything and determined its exact measure.
hükümranlıkta ortağı bulunmayan, herşeyi yaratıp bir ölçüye göre düzenleyen ve dünyaları uyarmak üzere kuluna hakkı batıldan ayırdeden Kuranı indiren Allah yücelerin yücesidir.
Who has no associate in the kingdom, and Who created everything, then ordained for it a measure.
tasarrufta ortağı yoktur ve her şeyi yaratmıştır da mukadderatı takdir etmiştir.
who never had a partner in His kingship; who created everything and determined its measure.
tasarrufta ortağı yoktur ve her şeyi yaratmıştır da mukadderatı takdir etmiştir.
In the beginning was the thought that acts and creates everything.
Hiç şüphesiz ki her şeyi yoktan vareden ve olduran Odur.
And something creates everything. Laozi said that in the order of the universe… from nothing to something… Sure.
Laozi, evrenin sırasına göre… hiçbirşeyden birşeye… Emin. ve bir şey herşeyi yaratır.
He created everything.
Halbuki her şeyi O yarattı.
God created everything.
Her şeyi Tanrı yarattı.
He who created everything.
Herşeyi o yarattı.
Your imaginations created everything.
Herşeyi hayal gücünüz yarattı.
Results: 806, Time: 0.0408

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish