CYCLIST in Turkish translation

['saiklist]
['saiklist]
bisikletçi
bike
bicycle
biking
bisikletli
bike
bicycle
biking
bisikleti
bike
bicycle
biking
bisiklet
bike
bicycle
biking

Examples of using Cyclist in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Who's seen the cyclist?
Bisikletçiyi kim gördü?
Of this fascinating Then that way you would solitary cyclist. have had a close view.
O zaman yalnız bisikletçinin dikkatli bakışlarından… kaçmış olurdun.
Then that way you would have had a close view of this fascinating solitary cyclist.
O zaman yalnız bisikletçinin dikkatli bakışlarından… kaçmış olurdun.
I bumped a cyclist! I was 16!
Bir bisikletçiye çarptım ve sadece 16 yaşındaydım!
is a Turkish road cyclist.
Türkiye Türk yol bisikletçisidir.
His brother, Rui Oliveira, is also an international track cyclist.
Erkek kardeşi Rui Oliveira da uluslararası bir pist bisikletçisidir.
solitary cyclist.
tekli bisikletçiler için.
A patrol car stopped a cyclist with no lights on.
Bir devriye arabası ışıkları bozuk bir bisikletçiyi durdurmuş.
A cyclist found his body near the Strand in Venice earlier this morning.
Cesedini bu sabah bir bisikletçi Venice yakınlarındaki kumsalda buldu.
A cyclist isn't just a pair of legs.
Bir bisikletçi bir çift bacaktan ibaret değildir.
A cyclist cut me off. Just this morning.
Daha bu sabah bir bisikletli önümü kesti.
Just this morning a cyclist cut me off.
Daha bu sabah bir bisikletli önümü kesti.
Who's seen the cyclist? No, I mustn't.
Motorsikletliyi kim gördü? Hayır.
We just admitted a world-class cyclist.
Dünyaca ünlü bir bisikletçiyi kabul ettik.
Cyclist: Who are you?
Motorsikletli: Kimsiniz?
Vicki Shell-- avid cyclist and C.E.O. of a Dallas bicycle manufacturer.
Vicki Shell, hırslı bir bisikletçi, ve de Dallas Bisikletin CEOsu.
Last night a cyclist was found seriously wounded and in shock.
Dün gece bir bisikletli ağır yaralı bir şekilde bulundu.
Death of a cyclist." Here it is.
Bir bisikletlinin ölümü.'' İşte buldum.
He doesn't look like a trick cyclist.
O bir vantrilok. Sahte bir bisikletçiye benzemiyor.
There's a 70-year-old ace cyclist.
Yetmiş yaşında yıIdız bir bisikletçi var.
Results: 115, Time: 0.0536

Top dictionary queries

English - Turkish